logo ms
Ana Sayfa Gündem 4 Ağustos 2020 442 Görüntüleme

SAĞLIKLI BEDENLER, MUTLU HAYATLAR

Bedenimiz ve ruhumuz ayrılmaz bir bütündür. Bedene yaptığımız tüm yatırımlar aslında ruhumuzu doyurmak için gösterdiğimiz çabadan başka bir şey değildir. Bedenimiz ne kadar sağlıklı ve dinç ise ruhumuzda o kadar sıhhatli ve iyi olur. Bedeni sağlıklı ve zinde tutabilmenin ilk koşulu ise beslenmeden geçer. Beslenme; vücudun ihtiyacı olan tüm besinleri temin ederek büyüme ve gelişmenin sağlanmasıdır.Besinler açısından ne kadar zengin ve çeşitli gıdaları tüketirsek bedenimizi de o kadar sağlamlaştırarak güçlendirmiş oluruz.
Peki, bu gıdalar hangileri biliyor muyuz? Sahip olduğumuz en kıymetli değerimiz bedenimizi ve en kıymetlilerimiz, evlatlarımızın minicik bedenlerini doğru gıdalarla donatıp sağlıklı ve mutlu bireyler olabilmeleri için gerçekten de doğru besleniyor muyuz?
Örneğin tam da kurban bayramından yeni çıktık. Toplum olarak zaten eti çok seviyor ve tüketiyoruz. Bugünlerde neredeyse her öğünde et yediğimizde bir gerçek. Peki, ama eti bu kadar çok tüketirken vücudumuzda ve bağırsaklarımızda emilimini kolaylaştırmak için yanında neler tüketiyoruz ya da neleri tüketmeliyiz?
Hemen hemen herkesin et yerken mutlaka ayran içtiğini söylemek mümkün. Fakat et yerken yaptığımız belki de en büyük yanlış bu. Çünkü et çok iyi bir protein kaynağı ve demir deposu. Yanında tükettiğimiz kalsiyum deposu ayran veya yoğurt ise hem etin etkisini azaltmakta ve aynı zamanda kendi etkisini de kaybetmekte. Sonuç olarak ta çok severek tükettiğimiz bu iki çok değerli besin bir arada tüketildiğinde vücutta sadece eritilmesi çok zor bir posaya dönüşmekte ve çok uzun bir süre vücuttan atılamamaktadır. Bu iki çok değerli besini bir arada heba etmektense doğru bir şekilde ve farklı zamanlarda tüketmek en doğrusudur.
Et yerken vücutta tam bir etki gösterebilmesi için mutlaka yanında C vitamini açısından zengin olan besinler tüketmek gerekiyor. (Maydanoz, tere, dereotu, yeşilbiber vb. mevsimine göre limonata, portakal suyu, greyfurt suyu vb.)
Yine beslenme alışkanlıklarımızı tekrar gözden geçirerek varsa yanlış yaptığımız veya eksik olan durumlar düzeltmeye gayret gösterelim. Çünkü bedene giren her besin stres, mutluluk; başarı veya başarısızlık; hastalık veya sağlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok sık tükettiğimiz rafine ürünler ruh ve beden sağlığımızı aşırı derecede olumsuz etkiler. (Aşırı kilo, diyabet, kalp ve damar hastalıkları tabi doğal olarak stres) durumları ortaya çıkmakta. Bunun yerine tüketeceğimiz sebze ve meyveler, tahıllar, bal, kuruyemişler, doymamış yağlar, süt ve süt ürünleri, et ve tavuk ürünleri, omega 3 açısından zengin gıdalar (balık, ceviz, semizotu, avokado), tüketerek vücudumuza ve beynimize müthiş olumlu destek sağlayabiliriz.
Beynimiz tüm vücudu yöneten organımız olduğuna göre, hatta son zamanlarda çok sık duyduğumuz bağırsakların da beyine yönetimde yardımcı olduğu gerçeğini de düşünürsek; kaliteli ve doğal besinleri seçerek ve mümkün olduğunca gıdaları mevsiminde tüketerek ve bunu doğru zamanlarda gerçekleştirerek bu işbirliğine dayalı yönetime büyük bir katkı sağlamış oluruz.
Evlatlarımıza özellikle doğru beslenme alışkanlığını kazandıralım. Yemek seçmelerine ortam hazırlamayalım. Her çeşit besinden tüketsinler. Öğünlerini düzenli olarak yesinler. Hazır, işlenmiş ve genetiği değiştirilmiş gıdalardan, rafine şekerle hazırlanmış sağlıksız her türlü şekerleme ve çikolatalardan, cips, asitli içecekler, konsantre hazır meyve sularından vb. uzak dursunlar.
Unutmayın ki yediklerimiz bizim geleceğimiz.
Ve yediklerimiz; genlerimiz de dâhil, beynimizi, ruh ve beden sağlığımızı direkt olarak etkilemekte. Ne yediğinizi ve nasıl yediğinizi bilerek hareket ediniz. Bu gayretiniz hem kendinizin hem de evlatlarınızın geleceğini güvence altına alacaktır.
Bol sağlıklı gıdalar ve çok mutlu hayatlar yaşamanız dileğiyle…

Tema Tasarım | Osgaka.com