logo ms
Ana Sayfa Gündem 20 Ekim 2020 94 Görüntüleme

PARAYI DOĞRU YÖNETEN, ÜRETİCİ NESİLLERE DOĞRU

Küçüktüm, 6-7 yaşlarındaydım. Evimize çok yakın oturan yakın bir akrabamız vardı, onun da benden küçük çocukları vardı(4 yaş civarı). Her gün sabahtan akşama kadar, hatta bazen geceleri de bizde kalırdı bizimle yer içerdi. Adeta ailemizin bir üyesi gibiydi. Bir gün farklı bir akrabamız misafir geldi ve hepimize biraz harçlık verdi. Geçmiş zaman tam miktarını hatırlamıyorum ama ben ve ablama kağıt para, akrabanın çocuğuna da sanırım küçük diye demir para verdi. Çocuk aklı işte parayı kumbaramıza atmak yerine hemen ablamla bakkala gitmenin planlarını yapmaya başladık, paralarımızı birleştirdik. Akrabanın çocuğu da peşimize takıldı parasını bizimkine birleştirdik ve tuttuk bakkalın yolunu… O zamanlar bakkallarda zamanın koşullarına göre bayağı çeşit var. Ama zaten piyasada çok az çeşit çikolata, gofret, bisküvi, şeker türü var. Neyse bir şeyler aldık, biraz da paramız arttı. Eve doğru gelirken bir taraftan da aldıklarımızı yemeye koyulduk. Öyle bir yiyoruz ki sanki ilk defa bu yiyecekleri yiyor gibiyiz. Oysaki babam her gün işten dönüşte getirirdi aynılarından ve her gün yediğimiz yiyeceklerdi. Herhalde kendi paranla alınca daha bir tatlı ve kıymetli oluyormuş her şey. Neyse eve geldik, artan paraları üçe böldük paylaştık. Paylaşmasına paylaştık da asıl mesele şimdi başladı. Bizim akrabanın çocuk feryat figan ağlıyor benim param daha büyüktü, bu para küçük, ben paramı isterim… İyi de bakkaldan alınanları yerken sesi çıkmıyordu şimdi neden ağlıyor? Beraber almadık mı hepsini, görmedi mi sanki diye rahmetli anneanneme durumu anlatmaya çalışıyoruz bir taraftan, çocukcağız ağlıyor bir taraftan. Neyse bizim paraları da verdik ona da sustu öylece. Ama bu da ablamla bana akıl payı oldu. O günden sonra paramızı öyle her yerde ve herkesle harcamamamız gerektiğini anladık. Zaten babamın verdiği harçlıklarımız ve kumbaramız vardı, bu para ekstradan geldiği için kolayca harcama kararı almıştık sanırım, ama bu karar; o elimizdeki tüm paramızdan etmişti bizi. Sanırım o güne kadar parayla ilgili hiçbir fikri olmayan akraba çocuğu da yaşının gereği miktar kavramı henüz gelişmediğinden bizim paraları da alıncaya kadar ağladı.
Yaşa uygunluk, çocuklara para hakkında bilgilerin öğretiminde bir anahtar öğedir. Ebeveyn çocuğunun, eline para vermek için yeteri kadar büyük olmadığını düşünebilir; ancak çocuklarda henüz okul öncesi çağdayken, sayılar ve ölçüm gibi kavramlar gelişmektedir. Son çalışmalar, çocukların çoğunun 3 yaşındayken para hakkında bilgi almaya ve ürünlerin nasıl satın alındığını ve satıldığını öğrenmeye hazır ve istekli olduklarını, 5 yaşına geldiklerinde ise çoktan tasarruf yapmaya başladıklarını göstermiştir. (SAÜ EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ 15 ( Nisan 2008) Çocuklara para yönetimini öğretmede ebeveyn rehberliği Seher Ersoy. (Martin ve Oliva,2001; Roosevelt,2005).
Görüldüğü üzere para ile ilgili çocuklar çok küçük yaştan itibaren doğru yönlendirme yapılarak bilgilendirilebilir. Anne babaların ev içerisinde paraya yaklaşımları ve tutumları; çocukların para konusunda ileriki yaşlarda gösterecekleri tutumlara ışık tutacaktır. O nedenle ebeveynler olarak parayı hayatın merkezi olarak görmekten, tüketim çılgınlığı akımına kapılıp sürekli almaktan ve en önemlisi de sürekli pahalı seçimler yaparak yaşam kalitenizi artırıp mutlu olacağınız kanısından uzak duralım. Bunların yanı sıra çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren düzenli harçlık verelim.
Çünkü çocuklar para yönetimini küçük yaşlardan itibaren onlara sunacağımız harcama fırsatlarıyla edinirler.
Çocuklara para yönetimini öğretmenin anahtarı, erken yaşta hatta okul öncesinde kendi parasını yönetme sorumluluğunu vermektir (Horan,2005). Para yönetimi becerilerini en iyi öğretme yolu olan harçlık, ebeveynler tarafından düzenli olarak verilerek çocuklar için eğitici bir araç olarak kullanılabilir (SAÜ Eğitim Fakültesi Dergisi 15 Nisan 2008 Çocuklara para yönetimini öğretmede ebeveyn rehberliği Seher Ersoy) alıntı; ( Nathan, 2005)
Harçlık anaokulu çağında belki, ama birinci sınıfa başladıkları 7 yaşından itibaren kesinlikle verilmelidir(SAÜ EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ (15 Nisan 2008) Çocuklara para yönetimini öğretmede ebeveyn rehberliği Seher Ersoy) alıntı; (Levin ve Ryan, 2005; Reeks)
Çocuklara harçlık verirken kendi bütçemize göre miktar belirleyelim. Arkadaşlarından çok veya az olmamasına da dikkat etmekte fayda var. Harçlığı haftalık olarak verebilirsiniz. Çocuk harçlığını zamanından önce bitirmiş olsa dahi günü gelmeden vermemek çocukların harcama ve öz kontrol kazanmaları açısından önemli bir adımdır. Bırakın küçük yaşlarda harcama konusunda bazen küçük hatalar yapsınlar, paraları bitsin, sizden borç alsınlar, aldıkları borcu tekrar ödesinler. Bu tür basit hatalar ve etkili yaşantılar onların finansal deneyimlerini güçlendirir. Yetişkinliklerinde yapacakları finansal hataları azaltır. Çünkü çocukken öğrenemezlerse, yetişkin olduklarında hatalarının maliyeti daha da büyüyebilir.( SAÜ EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ 15 ( Nisan 2008) Çocuklara para yönetimini öğretmede ebeveyn rehberliği Seher Ersoy. Alıntı; (O’Neill,1992).
Yaşları ilerledikçe çocukların kendi paralarını kazanabilecekleri basit ve yarım günlük işlerde yardımcı olmalarına (mahallenizde veya tanıdık bir işyerinde yaz tatillerinde )izin verebilirsiniz. Küçük yaşlarda edindiği bu güzel deneyimler inanın onların ileriki yaşamlarında daha kontrollü, öz güvenli, sorumluluk sahibi birer yetişkin olmalarında çok değerli kazanımlar sunacaktır.
Para; her daim dünyanın ve tüm insanlığın gündemini meşgul eden, insanların yaşam aracı olmaktan çıkıp yaşama amacına dönüşen, hatta son zamanlarda ekonomik güç yarışlarının altında sıkça insanlığın ezildiği hassas bir konu. Bu nedenledir ki parayı doğru yönetebilmek her yaştaki bireyler için mutlaka olması gereken elzem bir davranış biçimi ve kazanımdır.
Hayatta her konuda olduğu gibi para harcama konusunda da önceliğimiz kendi değerlerimiz ve gerçek ihtiyaçlarımız olmalı. Başkalarının nasıl harcamalar yaptığına şöyle bir göz ucuyla dahi bakmayı denediğimizde muhtemelen kendimizi o kişilerin taklidi davranışları içinde buluruz. Bırakın herkes kendi koşullarına göre yaşasın. Ve izin verin çocuklar sizin koşullarınızla yüzleşsin ve isteklerini beklentilerini ona göre belirlesin. Bazen duyuyoruz, ben giymedim o giysin, ben almadım o alsın gibi tamamen çocuklara göre yaşamlar. Ama hep söylüyorum, çocuk yetiştirirken en öncelikli davranışımız onu maddesel değil ruhen ve manen doyurmak olmalı. Ne kadar çok maddi olarak alırsanız çocuğunuz o kadar çok ister ve asla mutlu olmaz, doyumsuz olur. Bu tutumunuzla ayrıca; onlara parayı her istediklerinde istediklerini alabilecekleri basit bir madde gibi görmelerine de ortam hazırlamış olursunuz ki, bu da onların ileride parayı doğru yönetmek konusunda sorun yaşamalarına ya da paranın hakimiyetinde ve esaretinde bir hayat tarzı benimsemelerine sebep olabilir.
Paranın esir olmadan, parayı doğru yönetmeyi öğreteceğimiz evlatlarımızla; sadece tüketen bir toplum değil her zaman ileriye koşan ve üreten güçlü bir toplum olmak dileğiyle!

Tema Tasarım | Osgaka.com