logo ms
Ana Sayfa Gündem 17 Kasım 2020 67 Görüntüleme

EN GÜZEL KOKULARIN İZİNDE

Konuşma şekli ve davranışları itibariyle yaşıtlarına fark atan çocuk yeni bir sınıfta eğitime başlar. Çok geçmeden çocukcağızın konuşmaları bozulmaya başlar ve isteklerini ağlayarak anlatmaya başlar. İlk başlarda çok telaşlanan anne çocuğundaki bu değişimlerle ilgili tanıdığı bir uzmanla görüşür. Arkasından uzmanın tavsiyesiyle çocuğun sınıfında benzer özellik sergileyen birkaç çocuk olduğunu öğrenir. Öğretmenin de desteğiyle kısa sürede çocuk eski haline kavuşur.
Doğumuyla birlikte bebekler birçok şeyi anne-babalarından öğrenirler. Yaşın ilerlemesiyle birlikte akranları çocuk davranışları üzerinde daha etkili olmaya başlar. Bazen farkında bile olmadan çevresindeki arkadaşları gibi oluverir çocuk. Arkadaşları iyi huylara sahipse ne büyük şans, ama eğer değilse? İşte o zaman başlar anne babanın imtihanı. Çocuklar bazen arkadaşlarına o kadar bağlı ve bağımlı olabiliyorlar ki onları bu ilişkiden kurtarmak hiç de kolay olmuyor.
Çocuklarımıza küçüklüklerinden itibaren iyi huylar edindirmeli ve arkadaş seçiminde de nelere dikkat etmeleri gerektiği uygun bir dille anlatmalı/öğretilmeliyiz. Doğru olduğunu düşündüğünüz arkadaşlarının aileleriyle görüşerek bu arkadaşlığı pekiştirmek çok akıllıca bir adım olacaktır. Yaşı ne olursa olsun çocuklar arkadaş konusunda başıboş bırakılmamalıdır, diye düşünüyorum. Çünkü okula ilk başladığı zamanlarında çok başarılı bir öğrencinin arkadaş etkisiyle dönem sonunda birkaç zayıfla tamamladığına da tanıklık etmişliğim var.
İyi arkadaş altından değerlidir. Yanlış arkadaş ise sizin altın kadar olan değerinizi iki paralık ettiği gibi, istikbalini dahi elinizden alabilecektir. O nedenle çocuklarımızın arkadaş seçimleri de hayattaki en önemli tercihlerinden birisidir. Kimlerle geziyor, nereye gidiyor? Ne yiyor ne içiyor, çocukları iyi gözlemlemek gerekir. Özellikle gençliğe ilk adım attıkları zamanlarda akranlardan çok fazla etkilenen çocukların hata yapma oranları çok daha yüksek. Çocuklarımızı kendine güvenen, kendinden emin, yeterlilik sahibi bir birey olarak yetiştirmiş isek bu zamanlarda ona çok güçlü bir zırh vermişiz demektir, kendini olumsuz etkenlerden çok rahat koruyacaktır. Hele bir de çocuklar ebeveynleriyle konuşup derdini anlatabiliyorsa ve sevildiğinden eminse, kendini önemli hissediyor ve değer görüyorsa o zaman bu kalkan bir zırha dönüşecek ve akran etkisine kapılıp da çok büyük yanlışlar yapmayacaktır evladımız.
“İyi arkadaş, güzel koku satan kimse gibidir. Sana koku sürmese de, yanında bulunduğun sürece güzel kokusundan faydalanırsın.” (Hadîs-i şerif)
En güzel kokuları sürünerek yanındakini de mis gibi kokutan çocuklara anne baba olmanız ve bu mis kokulularla arkadaşlık eden şanslı çocukların anne babaları olabilmeniz dileğiyle.

Dosdoğru Arkadaş

Tilki ile yılan arkadaş olur ve birlikte yolculuğa çıkarlar. Bir ırmağın kenarına gelirler, yılan tilkiye:
—Tilki kardeş, ben yüzme bilmem. Beni sırtına al da, karşı kıyıya birlikte geçelim, der.
Tilki, arkadaşının isteğini kabul eder. Yılan, tilkinin beline sarılır, o da ırmağa girip yüzmeye başlar. Karşı kıyıya vardıklarında yılan:
—Tilki kardeş, ben seni sokacağım, deyiverir.
Neye uğradığını şaşıran tilki:
—Yılan kardeş, biz seninle arkadaş değil miyiz? Bak ben sana bunca iyilik ettim. Seni sırtımda taşıdım, sırtıma almasam, ırmağı geçemezdin, deyip ne kadar dil dökmeye çalıştıysa da yılan hiç oralı olmamış ve:
—Bu benim huyum. Sokmak benim yapımda var, der.
Bunun üzerine tilki bir an durur, sonra yılana:
—Peki yılan kardeş, der. Sok, ne yapalım, bu benim kaderimmiş. Yalnız, yüzüme bir defacık bak ki, ölmeden önce o güzel gözlerini son bir kez göreyim.
Bu sözlere aldanan yılan, başını uzattığı gibi, tetikte duran tilki hemen atılıp yılanın başını kapıverir. Sonra da, ölen yılanı ırmağın kenarında, kumların üzerine boylu boyunca uzatır ve kendi hilesinin kurbanı olan arkadaşına şöyle söyler:
—Yoook yok yılan kardeş! Ben öyle eğri büğrü arkadaş istemem! Benimle arkadaş olacaksan, böyle dosdoğru olacaksın!

Tema Tasarım | Osgaka.com