logo ms
Ana Sayfa Gündem 1 Aralık 2020 53 Görüntüleme

ŞİDDETİN PANZEHİRİ: SEVGİ

Sevgiydi aslolan. Her şeyi şiire dönüştürecek, güzelleştirecek olan sevgiydi. Düşünüldüğü gibi sihirli bir değneğe ihtiyacımız yoktu. Ama biz bunu anlamak istemiyorduk. Yordama şekilde yaşantımıza devam ettik. Sorunları sorguluyor(muş) gibi yapıp çok fazla üzerine düşünmedik ya da üzerimize düşenleri yapmadık.
Her gün yürek dağlayıcı yaşantılara şahit eden bizler o an üzüldük, “NEDEN böyle oluyor, toplum kötüye gidiyor” dedik. Ama bu toplumu kim oluşturuyor, biz bu çemberin neresindeyiz? diye hiç düşünmedik. Sorunlar bizim dışımızda gelişiyor(muş) gibi davrandık.
Sorunlarda bizlerin payı nedir diye düşünsek her şey daha farklı olacaktı. Ben değil biz diyebilmeliydik. Toplumun en küçük parçası aile ise ve bu aileler bir araya gelerek toplumu oluşturuyorsa sorunların çözümünde büyük bir payımız olduğunu fark edip önemsemeliydik.
Bu toplumda kadınlara ne kadar çok rol biçilmişti değil mi? Kadınlar çok güçlüydü. Çağlayan bir ırmak gibi sevgisiyle her şeyi güzelleştirebilen, kusursuz bir tabloya çevirebilen bir güce sahiptiler. Ama kimisi bunun farkında kimisi ise değildi…
Aile içinde öğreniyordu çocuklar sevgiyi de, saygıyı da, kini de, öfkeyi de…Bir kelebeğin uçuşundan mutluluk duyabilmeyi de, bir hayvana, bir insana zarar verilişini de…
Bizlerdik kız çocuklarımızı bebek ile oynatıp erkek çocuklarımıza “kız gibi bebek ile mi oyun oynayacak” deyip eline oyuncak silah veren, bizlerdik kız çocuklarına hizmet ettirip, erkek çocuklarımıza “Dur oğlum erkek adamsın bulaşık mı yıkayacaksın suyunu kendin mi alacaksın?” diyen, bizlerdik kız çocuklarımıza pembe renk kıyafet giydiren erkek çocuklarımıza “Erkek adam pembe renk, sarı renk kıyafet mi giyer!” diyen, bizlerdik kadınlara güçsüz erkeklere güçlü mesajını veren, bizlerdik kadınlara “Sen arkadaşlarınla akşamları gezmeye çıkamazsın dur”, erkeklere “Erkek adamsın çık gez” diyen, bizlerdik her gün şiddet içerikli çizgi filmleri, dizileri evimizin baş köşesinde ağırlayan… Bizlerdik bu cinsiyet ayrımcılığına yol açan ve rolleri belirleyen…
Bizlerdik yavrularımız bebekken bile bu mesajları veren…
Dünyaya hiçbir şey bilmeden gelen minik kuzuları bir hamur gibi şekillendiren bizlerdik. O halde çocuğumuza her dokunuşun yaşantısına etkisi ve öneminin çok fazla olduğunu anladığımızda her şey daha farklı olacaktı… Yavrularımıza kız olsun erkek olsun farklı tutum sergilemeden uygun disiplin yöntemleri ile toplumsal değerleri verdiğimizde her şey daha farklı olacaktı…
Her ailenin amacı “mutlu, kendine güvenen, sorumluluk sahibi, saygı duyan ve sevebilmeyi bilen” bireyler yetiştirmek olduğunda toplum değişecekti. Sevgi ile büyütülen, sorunları sevginin gücü ile çözülebilen her çocuk büyüdüğünde aynı şeklide sorunları aşacaktı.
O halde sağlıklı bir aile yapısına sahip, sevgi ve saygı dolu bir aile ortamı yaratabilmek için anne babaların tutumlarının çok önemli olduğunu unutmadan yaşantımıza bir yön verebiliriz. Göle atılan bir taşın yarattığı minik halkalar misali toplumumuz da gün be gün değişecek.
Şiddet haberlerinin olmayacağı günlere kavuşmak ümidiyle…

PSİKOLOG SEVAL KADIOĞLU
Mut Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü

Tema Tasarım | Osgaka.com