FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 26 Ekim 2021 386 Görüntüleme

Anksiyete Üzerine…

Toplum da yaygın anksiyete görülme sıklığı gittikçe artmaktadır. İnsanlar artık her şeyden endişe ve korku duymaya başlamakta,hayatlarını ciddi derecede etkilemektedir. Anksiyete yani kaygı dediğimiz şey herkesin hayatında olan gündelik hayatında deneyimlediği bir durumdur. Hatta gündelik sorunlarla baş edebilmesi, problemlere hazırlıklı olması ve motivasyonu açısından olması da gerekmektedir. Kaygı baş edilemeyecek bir duruma evrildiğinde tehlike arz etmektedir. Bu durum yaygın anksiyete bozukluğu olarak karşımızı çıkmaktadır. Bireyler bilişsel, sosyal ve fiziksel olarak bu durumdan etkilenmekte daha çok tıbbi nedene bağlı olmaksızın fiziksel belirtilerle kendini gösterir.
Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler sürekli bir endişe hali ve olumsuz düşüncelerle boğuşmaktadır. Bu düşünceler; sağlık, başarı, başkalarının güvenliği, gelecek gibi başlıca konulara yöneliktir. Örnek vermek gerekirse; ‘kesin başına kötü bir şey geldi’, ‘bir hastalık çıkacak’, ‘bu durumun üstesinden gelemeyeceğim’, ‘ya kanser olursam’, ‘çocuklarımın başına bir şey gelirse’ gibi düşünceler sıklıkla görülür. Kişiler bu tip düşüncelerin önüne geçmeyi sıklıkla başaramazlar. Bu düşünceler hayattaki muhtemel tehlikelere odaklıdır. Düşüncelerin içeriğine baktığımızda çoğu zaman gelecekte başlarına gelebilecek olumsuz durumlarla ilgili olduğunu görürüz. Anksiyeti anlama noktasında bir diğer işaret ise mükemmeliyetçiliktir. Anksiyeteyi bir nebze anladıysak nedenlerine ve nasıl oluştuğuna bakalım.
Anksiyete birçok sebeple ortaya çıktığı gibi daha çok birçok stresörün bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Stres oluşturan deneyimler, genetik yatkınlıklar, beyin kimyasındaki düzensizlikler yani beyinde ruh hali düzenleyici olarak görev yapan serotonin ve noradrenalin isimli beyin kimyasallarının dengesizliği durumunda da ortaya çıkabilmektedir. Anksiyete bozukluğuna sahip kişiler genellikle yorgunluk, gerginlik, kas ağrısı ve başağrısı gibi bedensel belirtiler nedeniyle çoğu zaman psikiyatri dışı branş hekimlerine başvururlar ve doğru tanının konması, uygun biçimde tedavi edilmesi gecikebilir. Tanı konması ve değerlendirmesi noktasında davranışsal kaçınma görevleri kullanılarak, yapılandırılmış gözlemlerde kullanılmaktadır. (Davranışsal kaçınma görevleri; birey kaygı üreten çeşitli uyaranlara maruz bırakılır ve kaçınma dereceleri belirlenir.) Anksiyete tedavisinin doğru biçimde yapılabilmesi için öncelikle kaygı bozukluğunun tetikleyicileri ve ortaya çıkış biçimi tespit edilmelidir. Anksiyete büyük ölçüde davranışsal terapi, psikoterapi ve çeşitli ilaçlar yoluyla tedavi edilmektedir. Tedavide bu üç yöntem sıklıkla bir arada kullanılmaktadır. Ancak daha hafif vakalarda psikoterapi ve davranışsal terapi yeterli olabilir. Anksiyete bozukluğu; gerek pandemi gerek bulunan koşullardan kaynaklı artmış bulunmaktadır. Bundan dolayı öncelikle bilgi sahibi olmak ve kendimizi tanımak daha doğrusu düşüncelerimizi tanırsak neden bu duruma çözüm bulmayalım 🙂

İlginizi çekebilir

BİRİSİ MUT BİRİSİ IĞDIR

BİRİSİ MUT BİRİSİ IĞDIR

Tema Tasarım | Osgaka.com