FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 14 Eylül 2021 93 Görüntüleme

ÇAĞLARCA CİN VELİ YURDUNDA

Çağlarca /Sunturas Tekir Gölünde bir çiftlik var. Oraya Cin Veli Yurdu da deniliyor. Cocak Deresinde kesim yapan Cin Veli 1938 yıllarında, yaklaşık 500 dönüm yeri devletten satın alır. Çevre köylerden burada gözü olanlar onu buradan çıkarmak isterler. Cin Veli güçlü, kuvvetlidir, ama yalnız kalır. Obasından 20 yakın aileyi getirir, onlara da yer verir. Güç birliği ile el ele verirler. Yurtlarına sahip çıkarlar. Şeftali, kiraz bahçeleri derken, şimdilerde kivi bahçeleri ile dolar taşar. Tekir gölünde yer altı suları vardır, ama yetmez, sulama birlikleri kurarlar, aşağıdan borularla su getirirler. Her bahçenin üstünde toprak havuzlar vardır. Sular oraya akar durur. Borularla bahçelere dağıtım yapılmıştır. Her bölüme ayrı ayrı vanalar konulur. Vanalar açılıp kapandıkça ağaçlar sulanır. Burada bilinçli tarım vardır. Araştırma guruplarından uzmanlar gelip toplantılar yapıyorlar. Verimli ürün almak.
Cin Veli’nin kışlık yurdu Düğdören (Doruk Kent) Mahallesi. Mersin kent merkezine 10 km. uzaklıkta bir Tahtacı köyü. Çağlarca Tekir Gölü ise yayla yurtları.
İşte Cin Veli torunu Abidin Cin’in konuğu olduk. Burada bahçeler hep yakın akrabaların. Satış yaparlarsa kendi aralarında yapıyorlar. Dostumuz halasından aldığı yaklaşık 30 dönüm yere önce şeftali, kiraz diker. Zararlı böcekler, pazarlama sorunları yaşarlar. Bir de domuz dadanır. Sonra Tekir Gölünce ve Çağlarca da kivi tarımı başlar. Ürünün bakımı, pazarlanması, hele haşere konusunda daha az bakım, domuz kiviyi pek sevmez. Ondan dolayı rahatlamışlar. Ürün toplama aralığı, uzun döneme yayılan pazarlama süresi bu anlamda en az sorunla tarım yapmak. Eh pazar da bulunuyor.
Mut’tan Çıtlık Dergisi sahibi Nihat Mustul, Köprübaşı’lı ozan Hüseyin Cılız ile Cin Veli yurdu’nu ziyaret ettik. Kivi bahçesini gezdik. Bahçe evi bir tarım müzesi gibi. Abidin Cin ve eşi Fatma Cin emekli öğretmenler. Bütün zamanlarını kış yaz burada geçiriyorlar. Bahçelerine bakıyorlar, budama, ürün toplama zamanı işçi çalıştırıyorlar. Tarım aletlerinin bakımı, ağaçların altına yapılacak ızgaralar hep atölyede yapılıyor. Tarım aletleri tamiri, bahçe içinde önce bisiklet, şimdilerde binek motoru ile yapılıyor. Zaman çok önemli. Başlarını kaşıyacak zamanları yok. Oğlan okumuş uçak motoru tamir ediyor, kız tıpta okumaya devam ediyor.
Kış gelince sobalar yanıyor, balkonda kitap okumaya zaman buluyorlar. Bahçede köy enstitülerinden kalma sıralar duruyor. Köy enstitülerine özlem duygularını onlara bakarken gideriyorlar. Onların yanında, geçmiş dönemden sabandan pulluğa tarım aletleri dizilmiş. Bahçe sanki bir tarım müzesi gibi.
Bahçeden domates toplanış, odun ateşinde Fatma Cin salça pişiriyor. Sonra günlenecek ve kışlık salça hazırlanıyor.
Silifke – Mut’a dönmek üzere ayrılıyoruz. Fındık Pınarı, Kuyuluk güzergahından gidecekken, yolda gördüğümüz Mersin levhası bizi yanıltıyor. Bir bakıyoruz ki Dalak deresi sapağına ulaşıyoruz. Oradan otobana ulaşıp, yayla havasından sahil havasını almaya başlıyoruz.
Kızılkaya, Çağlarca derken, Silifke’de yoldaşları Mut’a uğurluyorum. Bir hafta sonu Akdeniz’den Toroslar’a adım adım gidip, geliyoruz. Yaz gelince yaylara giden göçler. Günü birlik, hafta sonları kaçamakları. Kimileri kendini denize atarken, kimileri Toroslar’ın tepelerinde ormanın içinde serinlemeyi yeğliyor.
Deniz ve dağlar… 30 dakika ya da 60 dakika… Değişen iklim dokusu. Cennet diyarında yaşamak buna denir.

Tema Tasarım | Osgaka.com