FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 12 Temmuz 2022 214 Görüntüleme

Mut’ta Umutluyum Babam

Ortaokuldan sonra eğitimim ve memuriyetim nedeniyle Mut dışında yaşadım. 1994-2000 yılları arasında Mut Devlet Hastanesinde Anestezi Teknisyeni olarak görev yaptım. 2000 yılından bu yana İzmir’de yaşıyorum.
Her zaman bayram ve tatillerde annemi ve babamı ziyaret için gelip birkaç gün sonra İzmir’e geri dönerdim. Ancak geçen yıl 13 Ağustos’ta canım babamı Covid’ten kaybettik. Babamın vefatına kadar hiç ayrı kalmayan annem için yalnızlık; ileri yaş ve kronik hastalıklar nedeniyle risk oluşturuyordu. Onun bugüne kadar yaşadığı topraklardan, anılarının bulunduğu evden ayrı kalmasını yeni bir travma yaratmamak için hiç düşünmedik. Bu yüzden artık beni de sık sık burada görebilirsiniz.
Sevgi, saygı, hoşgörü ve tüm insani değerleri içinde barındıran bir ailem olduğu için hep kendimi ve diğer kardeşlerimi çok şanslı olarak görmüşümdür. Bugünkü ilk yazımda canım babam Demir Pençe Ali Demir ve aile değerlerimizden ve bazı anılarımdan bahsetmek istiyorum.
Babam çok istediği halde ancak ilkokulu okuyabilmiş, annem ise ilkokula başlamış; ancak okuma bile öğrenemeden okuldan alınmış . Her ikisinin de okumak en çok istedikleri şey olduğu halde… Onların da tek hedefi dört kızını da okutabilmek oldu ve tüm imkanlarını bizlerin eğitimine kullandılar. Babam hep, “Yeter ki okumak isteyin, ceketimi satar sizi okuturum” derdi bize. Hiçbir zaman okul ile ilgili baskı yapmadı, hep bizim isteğimize bıraktı. Tabi ki bu da biz de olumlu etki yaptı, dördümüz de okuyarak bir meslek sahibi olduk. Babam; bizim büyüdüğümüz, dönemin babaları gibi değildi. Mesela hiç ihtiyacımızı söylemezdik, o anlar ve temin ederdi. Mut dışında okurken hiç babamdan para istemezdik, o gönderirdi. Bizler de hiçbir zaman müsrif olmadık. İmkanlarımız doğrultusunda hareket ettik ve en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık.
Bir çocuk için ailesi tarafından birey olmasına duyulan saygı çok önemlidir. Size bu konuda bir anımdan bahsetmek istiyorum.
Orta ikinci sınıftaydım. Babam her sabah sıcak ekmek alırdı. Hep birlikte kahvaltı eder sonra kardeşlerimle okula giderdik. O sabah babam ekmek almış eve dönerken, bahçe girişinde ağzı kapalı bir mektup bulmuş ve üzerinde benim ismim yazıyormuş. Hiç açmadan, hiç yargılamadan, “Kızım sana bir mektup var al” dedi. Mektup yapıştırılmıştı ve hiç açılmamıştı, almakta tereddüt ettim. Ne diyeceğimi bilemedim, şaşkındım. Israr edince aldım, kahvaltı sonrası okudum. Mektup bana bir genç tarafından yazılmış aşk itiraf mektubuydu. Babam hiçbir şey yokmuş gibi günlük sıradan davranıyordu. Sonrasında da hiç sormadı. Ailesi tarafından birey olmasına duyulan saygı ve her şartta güven. İşte benim ailemin özeti bu diyebilirim kısaca…
Bir insan kolay yetişmiyor, kimlerin emeği var onu bugünlere getirmek için. Kafası kızan gelip vursun, diye emek çekilmiyor. Bir babanın, bir annenin, bir gencin hayallerini bir anda kimsenin yok etmeye hakkı yok. Her ne kadar bugün hedef de gösterilse, değersizleştirilse de benim bir sağlık emekçisi olmama verdiği sonsuz destek için BABAM’a minnettarım.
Sağlık Emekçisi hep yaşatmayı hedefler, gecesi gündüzü, bayramı tatili yoktur. Bugün canım istemiyor, diyerek kepenkleri kapatamaz. Her durumda alternatifleri, çözümleri, a,b,c,d planları hazır olmalıdır. Pratik ve hızlı düşünmek zorundadırlar. Ancak onlar da insan, artık yaşamın sonu ise ellerinden gelen bir şey yoktur.
Sağlık Emekçisi hep umutludur. Önünde hiçbir hayati fonksiyonu olmayan bir insana bile saatlerce BİR KALP ATIŞI, BİR NEFES olurum umuduyla emek veren Sağlık Ekibi üyesi olarak güzel yarınlar için UMUTLUYUM BABAM…

Tema Tasarım | Osgaka.com