FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 27 Aralık 2022 296 Görüntüleme

PERS YOLU / O.S.K.Y. / 5

Buraların, on bir kilometre geride kalmış Pers Yolu başlama yerine göre 400 rakım daha yüksek olduğunu, bin beş yüzlerde olduğumuzu söylemiştim. Birkaç kilometre bu rakımlarda yürüyeceğiz. Gökyüzü muhteşem bir mavilik kaplı. Işıltılı, dağınık güneş ışınlarının bize ulaşımını hiçbir şekilde engellemeyen bulutlar kıpırtısız. Etraf orman. Büyüklü küçüklü. Hemen bitişikteki geniş tarlalar üzerlerinde kalmış anızlarla kaplı. Dağılmamış olan. Önceki günlerde yağan yoğun yağmur dolayısı ile buraların çamur olabileceğini düşünmüş, “orman içinden geçeriz”, demiştik, Rehber Emine ile. Korktuğumuz olmadı. Tarlanın ormana paralel, anızlarla kaplı üzerinden yürüdük.
Pers Yolu yatağı burada biraz oynadı. Çerkez Köy’e çıkmadan önceki yol yolağına tel örgü çekip, yolu, bizim yürüdüğümüz yolağa atmışlar. Her şey görüş alanı içerisinde olup bitmiş ve biz bunu sorun etmedik. Sonuçta yollar da canlı ağlar. Bir şekilde ulaşım aksamıyor, nitelik değişmiyorsa, neden olmasın. Aksi düşünenler de olabilir tabi. Bana kalırsa, antik yollar asla değiştirilmemeli.
Çerkez asfaltını geçip, geride bıraktığımız yokuşun yorgunluğunu atınca, parıldayan, ışıltılı gök altında daha bir keyiflendi yürümek. Keyiflendi yürüyenler. Özellikle de önde, on beş kişi kadar olan, oldukça dinamik ekip.
Tarla üzerinde, çamur etmeden ayaklarımızı, bir kilometre kadar, yoldan çıkarak yaptığımız yürüyüş, Çerkez Köy’den gelen yolla keşişti. Burada yol, hafiften kumlu özellik gösterir. Çamur özelliği yok zeminin. Biraz daha ileride yol, Yeni Lale yerleşimine gider. Pers Yolu, bu sapakta doğu yönünde ilerler. Buradan itibaren de hafiften inişle ilerlediğimiz tam çukurunda işlenmiş ham yol olan çökeğe geliriz.
Çökeğe inmeden biraz durduk. Geriden gelenleri bekleyelim, diyerek. Bu arada, öğretmen Vehbi Güven Hocam ve Sağlıkçı Sebahat Hanım ile Pers Yolu’na dair kısa videolar çektim. Pers Yolu tanıtımlarında kullanmak üzere.
Buralar yeni ağaçlandırılmış. Katran ağaçlarıyla. İnsan boyunda olanlar, biraz büyükler, biraz küçük olanlar var. Kavşakda kuzeye, yüz metre kadar ilerde de yeniden, doğu yönüne ilerlemek için, hafiften kuzey doğu yönünde yürüyoruz.
Tırmanış var buralarda. Biraz sonra geldiğimiz yerde dinlenme verdi Ümit Hoca. Genelde olduğu gibi, bir şeyler yedi ekip. Bir diğerine ikramlarda bulunarak.
Ayaklandıktan bir süre sonra, ekim alanları olan tarlaları geçiyoruz. Devamında Pers Yolu, geride kalan yolun tamamının en yüksek, rakımında olur. Bu zirveden sonra varacağımız yer, yolu üzerinde bir mermer işletmesi bulunan Koca Çayır etekleridir.
Koca Çayır eteklerinde, Lale Köyü’ne gelmiş oluruz. Bulunduğumuz yerin kuzeyi Gödet Barajı’nın su toplama alanıdır. Şimdi yol boyunca, doğumuzdan yolumuza paralel akacak, Koca Pınar’ın suyu da Gödet Barajı’nı besler yıl boyunca. Yaz dönemi azalsa da, kışın bu besleme, beslemenin hakkını verir.
Lale Köyü oldukça eski bir yerleşimdir. Köyün Osmanlı dönemi yapılanmasından çok daha önce yaşam alanları olan kaya konutlar, kaya üretim alanları var, kadim yerleşmeye girerken, batı yönünde varıp inceleyebileceğimiz.
Per Yolu için önemli bir durak olduğu için biraz bahsetmek istiyorum.
Pers Yolu’nun keşfinde, naçizane benim, minikte olsa bir rolüm olduğu açık. Pers Yolu, kayıp kent Sibila’nın aranışı esnasında ortaya çıkarılmış, çözülmüş bir yoldur. Bu gün, Sibila’nın bulunduğu yerleşimde, Kavaközü Köyü bulunmaktadır. Bende bu köyün yaylağı olan, Pers Yolu üzerinde yerleşik, Punura (Yağlı) kadim kentinin, bu günkü Çatal Eşme mıntıkasında doğmuşum. Halen de doğup büyüdüğüm topraklar ile bağlarım sıkı sıkıya devam etmektedir.
Kavaközü’nün hikâyesinde, şu an bulunduğumuz Lale Köyü başrol oynar. Sibila’nın eteklerine Kavaközü Köyü’nü kuranlar, Nizam Salih, Hacı Mustafa, Hacı Hasan adlı kardeşler, Lale Köyü’nden ayrılıp buralara yerleşerek, bu günkü Kavaközü’nün kuruluşunu başlatmışlar. Lale Köyü 1850’li yıllarda Osmanlı ayanları tarafından tanzim edilmektedir. Ekonomik olarak güçlü Nizamlar, çıkışı Lale’den ayrılmakta bulmuş olmalılar. Benzer durumda, çoğu grupların yaptığı gibi. Kaldı ki ayan anlaşmazlıklarına ilişkin anlatıları, Lale Köyü halkından, Halam Şerif Güleç’in eşi Laleli Mehmet anılı Mehmet Amca’dan, bin dokuz yüz doksanlı yıllarda bizzat dinlemiştim.
Lale’den ayrılsalar da Kavaközülü olarak da Lale ile sıcak ilişkileri hep devam etmiş, Nizamların. Bin dokuz yüz yetmişlere denk düşen çocukluk zamanlarımda, iki köyün bir köy havasında olduğunu, ben de biliyorum. İki binli yıllarda, öyle olmasa da.
Sekiz yıl süren Pers Yolu arayışlarımızda, muhteşem ekibimiz olarak, buralarda dostlar edindik. Kavaközü’ne ilişkin kurduğumuz sanal iletişim grubumuzda, Lale Köyü’nden birçok kardeşimiz bulunmakta. Geçişlerimizde, onlar ile sohbetler etmekteyiz.
Şimdi Koca Çayır eteklerindeyiz. Bir kilometre civarı yürüyeceğiz, Pers Çatağına varacağız. Pers Çatağına Laleliler, “Su Çatı” der. Lale’nin iç kısımlarından gelen sular ile Kaynar’dan gelen sular burada birleştiği için.
Pers Yolu keşfinin ilk yıllarında, şu an çatakta bulunan köprü yoktu. Yolun, Kaynar’a kadar olan kısmı, patikaya yakın durumda, fiziki konumda idi. Şimdilerde üretim alanları olduğu için, ham yol olarak işlenmiş durumda.
Yürüyüş grubunun öncüleri olarak, çataktaki köprünün üzerindeyiz.
Devam edecek.

Tema Tasarım | Osgaka.com