FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber, Spor 16 Ağustos 2022 69 Görüntüleme

Türkiye’nin Damı’nda bir Mutlu

BUKAY İNCE AĞRI DAĞI ZİRVESİNDE

Extrem sporlara ilgisi ve sporcu kimliğiyle öne çıkan gazetemiz yazarlarından Bukay İnce; 5 bin 137 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olan ve “Türkiye’nin Damı” olarak nitelendirilen Ağrı Dağı’na tırmanış gerçekleştirdi. Geçen aylarda Kanyon Bursa ekibinin gerçekleştirdiği etkinlikte, ilçemizdeki Kestel Kanyonu’nu geçen ilk Mutlu unvanını kazanan İnce, Ağrı Dağı tırmanışıyla da zirveyi gören ilk Mutlu oldu. İlkleri yapmayı seven biri olduğunu ve Ağrı Dağı’na çıkmakla büyük bir onur ve sevinç duyduğunu ifade eden İnce, grup olarak gerçekleştirdikleri Ağrı Dağı tırmanışını 6 günde tamamladı.
İlçemizde zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Bukay İnce, zorlu Kestel Kanyonu geçişi sonrası, bu kez 5 bin 137 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın ek yüksek noktası olan Ağrı Dağı’na çıktı. İnce, 6 gün süren Ağrı Dağı tırmanışında yaşadığı deneyimleri, kendisinin de yazarları arasında olduğu gazetemize anlattı.

“Türkiye’nin en yükseğine çıkmak istedim.”

Ağrı Dağı’na tırmanma nedenini anlatan İnce, “Ağrı Dağı, 5137 metre ile Türkiye’nin en yüksek noktası olduğu için onu çıkmak istedim” dedi.

“Ağrı Dağı, Türkiye’nin Damı.”

Zorlu Kestel Kanyonu geçişi sonrası hedefinde Ağrı Dağı’nın olduğunu söyleyen İnce, “Ağrı Dağı, bilindiği gibi 5 bin 137 metre yükseklikle Türkiye’nin ve Avrupa kıtasının en yüksek noktası. Ağrı Dağı için halk arasında Türkiye’nin Damı gibi laflar söyleniyor” şeklinde konuştu.

“Ağrı’ya çıkmak, ortalama üstü sporcular için zor değil.”

Ortalamanın üstünde spor yapan biri için Ağrı Dağı’na tırmanmanın zor olmadığını belirten İnce, şunları söyledi: “Normalde sporu yaşamında eksik etmeyen insanlar için zor olmayan bir şekilde. Ama çok da kolay olmayan bir şekilde Ağrı Dağı’na çıkmak mümkündür. Eğer sporla ilişkisi yoksa insanların, Ağrı Dağı’na çıkmakta insanlar zorlanır. İnsanların kondisyonuna göre zorlayarak 1 günde, iyi bir profesyonel sporcu için zorlamadan 2 günde çıkmak mümkündür. Normal ortalama gruplar, 5 günlük bir süre içinde çıkabilirler. Onda da herkes Ağrı Dağı’na çıkamayabilir. Bizim 37 kişilik grubumuz içinde, 17 kişi Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkamadı. Geri döndü.”

6 GÜNLÜK SERÜVEN

Bukay İnce, 6 günlük Ağrı Dağı deneyimlerini ve yaşadığı tırmanış serüvenini şu sözlerle anlattı: “Ağrı Dağı’na tırmanış Doğubayazıt ilçesinde olması nedeniyle Doğubayazıt’a varınca başlıyor. Doğubayazıt İran sınırında bir sınır şehrimiz. Ağrı iline bağlı. Ağrı Dağı’na tırmanış için Doğubayazıt’a intikalden sonraki süreç 7 gün sürüyor. Bunun birincisinde araçlarla 2 bin 100 metre yüksekliğe, rakıma ulaştıktan sonra, sırt çantalarımızı ve diğer ihtiyaçlarımızı almak kaydıyla 3 bin 200 rakıma tırmanıyoruz. 3 bin 200’de kamp kuruyoruz. 4 bin 200 rakıma bir yürüyüş yapılıyor. Yine burada kamp yeri var. 4 bin 200’e yürümemizin nedeni; rakım farkından oluşan, insan üzerindeki atmosfer etkilerini en aza indirmek. Uyum sağlamak. 4 bin 200’e çıktıktan sonra, 3 bin 200’e geri dönüyoruz ve burada yatıyoruz ve dinleniyoruz. 3. gün 4 bin 200’e tekrar harekete geçiyoruz. Bu defa eşyalarımızla birlikte. 4 bin 200’e 4 saatlik bir tırmanış sonrası çıkabiliyoruz. Yine orada kamp alanında çadırlarımızı kuruyoruz. 4 bin 800’e bir tırmanış yapıyoruz. Yine buraya tırmanma nedenimiz atmosfer farkına uyum sağlamak. Basınçlı, basınçsız ortama uyum sağlamak. Buradan da geri dönüyoruz, aynı gün içerisinde 4 bin 200 kampına. Bu uygulamaları yaptıktan sonra artık 5 bin 137’ye tırmanmaya kısmen hazır hale geliyor grup. Erken yatıyoruz, çünkü gece 12’de geri kalkıyoruz. Zirveye yürüyüşü gece saatinde gerçekleştiriyoruz, çünkü öğlen saatlerine kalmamamız gerekiyor. Yükseklik 5 bin 137 olup havada çok açık olursa, güneşin yakıcı etkilerinden korunmak için bu yolu tutuyor tur şirketleri. Burada yol artık çok dikleşiyor. Z ve S çizerek ilerleme imkanlarımız da ortadan kalkıyor. Dikine bir yürüyüş gerçekleşiyor. 4 bin 800 civarında toprak nemli oluyor ve buz tutmuş oluyor. Buzların üzerinde yürümek zorunda kalıyoruz. 4 bin 900 rakıma geldiğimizde artık buz başlıyor. Burada kaymamızı engelleyen kar botlarımızı giydikten sonra, elimizde batonlar yürüyüşe geçiyoruz. Yaklaşık 2 saatlik bir yürüyüş sonrasında da 5 bin 137 rakıma ulaşıyoruz. Burası zirve. Türkiye’nin Damı. İnsanlar, dağcılar istedikleri noktaya çıkmış oluyorlar. Herkes kendi çapında kutlamasını yapıyor. Ben zirvede İnce Bukay Mut Zeytinyağı tişörtümü açmak istiyordum. Hem Mut’un adını, hem de Mut zeytinyağının adını, hem de kendi adıma zeytinyağımı duyurmak için. Onu yaptım. Yaklaşık 1 saat kadar zirvede kalıyoruz. Tekrar inişe geçiyoruz. Zirveyi istediğimiz kadar meşgul etme hakkımız yok bu arada. Çünkü Dünyanın her yerinden ama her yerinden gelmiş binlerce dağcı Ağrı Dağı’na tırmanıyor. Ben bu yaşıma kadar çok etkinlik gördüm, ama Ağrı Dağı’ndaki gibi olayı ilk defa gördüm. Korkunç bir ekonomi dönüyor burada. Herkesin farklı gerekçesi var, Ağrı Dağı’na tırmananların. Ben şahsen, burası Türkiye’nin en yüksek noktası olduğu için tırmanmak istedim. Dağcılar en yüksek noktaya Atatürk Tepesi demişler. Hemen tepenin güneydoğusuyla yakın bir mesafesinde, biraz daha enginde olan bir tepe var, oraya da İnönü Tepesi demişler. Ben bunu çok anlamlı buldum. Çok değerli buldum. Yaklaşık 1 saat kadar zirvede kaldıktan sonra dönüşe geçiyoruz. İlk kamp yerimiz 4 bin 200 burada eşyalarımızı topluyoruz. Aynı gün içerisinde 3 bin 200 kampına iniyoruz. 3 bin 200’de yatmak zorunda kalıyoruz. Çünkü bütün grup, 1 gün içinde 3 bin 200’e inemeyebiliyor. Grup olarak hareket ettiğimiz için de 3 bin 200’de yatmak zorunda kalıyoruz. 6. gün sabah 3 bin 200’den 2 bin 100’e iniyoruz. 2 bin 100’de bizi araçlar karşılıyor. Eşyalarımızı araçlara yükleyip, kaldığımız otele geliyoruz. Ve Ağrı Dağı tırmanışı sona ermiş oluyor.”

“Ağrı’ya çıkan ilk Mutluyum.”

İlkleri yapmayı seven biri olduğunu ve yaptığı araştırmalara göre Ağrı Dağı’na çıkan ilk Mutlu olduğunu dile getiren Bukay İnce, “Nasıl ki Kestel Kanyonu için 3-5 yıl uğraşıp, ilk Mutlu olarak Kestel Kanyonu geçme olayı gerçekleştirmişsem; Ağrı Dağı’na çıkma olayında da böyle bir sevinci yaşadım. Yaptığım araştırmalara göre de, bu tarihe kadar Mut ilçesinde yaşayan, Mut ilçesi nüfusuna kayıtlı bir yurttaşımız Ağrı Dağı’na tırmanmamış. Bunu ilk defa ben yaptım. Bundan ayrıca gurur duyuyorum. Tırmanan varsa da duymadık henüz. En azından bize ulaşan olmadı. Eğer var da biz bilmiyorsak, o arkadaştan özür dileriz. Bize ulaşırsa da memnun oluruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Tema Tasarım | Osgaka.com