FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber 1 Nisan 2024 25 Görüntüleme

DEDİKODU

Dedikodu başkalarının kişisel ve özel konuları hakkında yapılan kötüleme amaçlı konuşmalardır.
Bazen gerçek olaylar hakkında olsa da genellikle kişilerin olayı birbirine aktarımı sırasında yanlışlıklara ve çarpıtmalara sıklıkla rastlanır.
Dedikoduya bulaşmayan hemen hemen yok gibidir. Kadınlar arasında daha yaygın olduğu bilinmekle beraber nispeten az olsa da erkekler arasında da dedikodu severlere rastlanır.
Dedikodu yüzünden nice aileler yıkılmış, nice canlara kıyılmıştır.
Gerçekten dedikodunun sosyal veya kişisel olarak bir şeyleri bozma potansiyeli oldukça yüksektir.
Başta bir hipotez olarak başlayan şey, neredeyse kesin bir bilgi haline dönüşür.
Hiçbirimiz dedikodumuz yapılsın istemeyiz zira dedikodu genellikle iyi niyetle yapılmaz. Dedikodu yapan kişi olaya kendi fikrini de ilave eder ve bunu başkalarına da yayma eğilimi gösterir.
Şahsen ben daha 25 yaşlarında iken böyle bir dedikodu kurbanı olmuştum. Dedikoduyu yapanların bana karşı kuvvetli kıskançlık hissi taşıdıklarını ancak yıllar sonra anlayabildim. O zamana kadar kendimi yedim bitirdim. Öyle ki uzun süreli bir depresyonun içine düştüm.
Bir daha benim için hiçbir şey bu dedikodudan önceki gibi olmadı.
Yaşama sevincimi kaybettim.
Kalan ömrümü büyük bir haksızlığa uğramış ve elindeki güzellikler alınmış olduğuna inanarak geçirdim ne yazık ki.
Belki onlar bile böyle bir sonuç beklememişlerdir, bilemiyorum…
“Kim kimin hayatını böyle karartmak ister?” diye sormak istiyorum.
Maalesef böyle insanların var olduğunu şimdi görebiliyorum.
İnsanların hiç gözünün yaşına bakmıyorlar. Yalan yanlış söyleyip geçiyorlar.
Karşıdaki hassas ruhlu ise yandığının resmidir benim gibi.
Oysa dinimiz zannı bile yasaklamıştır. Değil ki gıybet ve iftirayı.
Allah korkusu en büyük nimetlerdendir. Kul hakkıyla gelmeyin buyuruyor Rabbimiz.
Dedikodu ile kolayca kul hakkına girebiliriz. Sonunun nereye varacağını bilemeyiz. Allah muhafaza ödenemez boyutlara ulaşma tehlikesi vardır.
O nedenle çok dikkatli olmalı ve dedikodudan mümkün olduğunca sakınmalıyız.
Bize verilen bilgileri iyi incelemeli ve doğruluğunu araştırmalıyız.
Doğru olsa bile birilerine zararı dokunacak bilgileri yaymaktan çekinmeliyiz.
Ayrıca dedikodunun başlatan kişiye ya da başka birine faydası olup olmadığını da sorgulamalıyız.
Zira başkalarına duygusal açıdan zarar veren insanların birçoğunun kendisiyle bitmeyen bir savaşı vardır. İşin kötü tarafı bu savaş kişinin kendisiyle olmasına rağmen, zarar gören bu insanın yakınındakilerdir (BEYHAN BUDAK).

Tema Tasarım | Osgaka.com