Sevgili okuyucularım önceki hafta sekizinci bölümünü paylaştığım yazı dizimizin devam edeceğini biliyorsunuz. Ağırlıklı konusu Pers Yolu üzerinde gerçekleşen etkinlikleri konu edinen yazılarıma güncel gelişmeler olunca ara verdiğimi de biliyorsunuz. Bugün yine böyle bir durumla karşı karşıyayız. Pers Yolu üzerinde henüz tamamlayamadığım akademik bir çalışmam var biliyorsunuz. Bu çalışmada da konu ettiğim Pers Yolu etkinliklerinin özü itibariyle kültürel etkinlik olması nedeniyle her etkinlikte az çok konu olan III. Haçlı ordusunun Pers Yolu’nda ilerlediği tarihlerde bir etkinlik planlamaya çalışıyorduk. 2026 yılı içinde Pers Yolu’nun çekirdek kadrolarıyla bunu gerçekleştirebileceğimiz birikime ulaştık. Tasarı etkinliğimizin bizi aşan yanı maddi yöndür. Bunun için girişimlerimizden sonuç alamadık. Sonuç alamamızın ana nedeni bu arada benim sportif zorlama sonucu ciddi anlamda kas ve lif zedelenmem oldu ki yaklaşık beş ay gibi ciddi bir zaman koşmak ağırlık çalışmak şöyle dursun yürümeyi dahi askıya almak zorunda kaldım. Bugün iki ay önce yavaştan başlattığım spor çalışmalarım sonuç verdi çok önemli oranda daha önceki beden zindeliğime ulaştım. Bu süreçte yaşadığım yararı olacağını düşündüğüm iki konuyu da konu etmek istiyorum. Kas zedelenmesi ve lif kopmasının ilaçla tedavisi şimdilik yok. Gittiğim hekimlerin verdiği tedaviler bölgedeki ağrıları azaltmaya yönelik. Bilindiği gibi insan vücudundaki ağrılar geceleri daha rahatsız edici boyutlara ulaşıyor. Bu durum kas zedelenmesi – lif kopması durumu içinde geçerli. Öte yandan konforlu bir yatak bu rahatsızlıkta ağrının şiddetini arttırıyor iyi mi? Neyse ki okuma tutkum ve Şems -i Tebrizi’nin kuru zemin üzerinde yatma tercihine yakın olan yumuşak olmayan zeminde yatma tercihim imdadıma yetişti. Sabahlara kadar okuyarak ağrıları unuttum, gözlerimin dayanamayıp kapandığı anlarda en çok on beş dakika süren uyuma zamanlarımın ağrıları sert zeminde yatmamla azaldı. İtiraf ediyorum ki bu durumdan bir yönüyle de memnun oldum. Özellikle mitoloji konusunda olmak üzere okumak istediğim birçok kitap vardı neredeyse yirmi dört saat okuyarak istediğim kitapları okudum. Bu dönemde kitaplarından çok şey öğrendiğim Atatürk’ü öncelikle eleştirel anlamda ele almış olan, Anadolu aydınlanmasını 1830 dan alıp bugüne taşımış olan Azra ERHAT üstadı sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Tabiki de iki yüz yıllık aydınlanma sürecinin bütün kahramanlarınıda. Yanı sıra okuduğum kitapları paylaşmam sonucu sürece katılan dostlarıda. Konu etmek istediğim ikinci konu Zedelenen Kas ve lifleri tedavi etmek protein ağırlıklı beslenme ile zamanla oluyor. Süreçte ister istemez fazla protein alıyorsun. Proteinin fazlası vücutta yağ olarak depolanıyor. Bildiğiniz gibi bu kilo demek. Bu zaman ben de dört ay sürdü. İster istemez kilo aldım. Hazır yoldan çıkmışken sıkma börek ocalamaç ne varsa götürdüm. Seksen beş kilodan yüz bir kiloya çıktım. Neyse ki son bir buçuk ay içinde seksen beşe indim. Sporla ve beslenme tercihimle tabi. Nihayetinde dönmüş bulunuyorum aktif yaşama. Öncelikle hikâye ettiğim iyileşme sürecinin o bir buçuk ayı içinde zeytin bahçelerimi elden geçirdim. Zaman zaman yazarım; aynı zamanda bir çiftçiyim. Bir evi geçindirecek zeytin ağaçlarım var. Bunların içinde denemelerini yaptığım yeni türlerim var. Yanı sıra tercih ettiğim meyvelerin ağaçlarını bahçemde yetiştiririm. Özetle hiç kopmak istemediğim toprağa basarım. Toprağa basan insan meraklı olur.
Merak, insana özgü bir davranıştır. Doğuştan gelen bir meraklı olma hali kuşkusuz var. Esas olaraksa insanda eğitimle oluşturulan oluşturulması gereken davranış şeklidir. İnsana özgü gelişmenin bilmenin temeli olan merakla başlar öğrenmek. Öğrenmek bilmek gerçek anlamına sorgulamakla ulaşır. Öğrenmek her ne kadar ailede başlarsa da sorgulayıcı öğrenme öğretmenle başlar. İlkokula başlamadan büyük ablam Latife’den öğrendimse de okuma yazmayı sorgulama davranışımın gelişimini ilkokul öğretmenlerime borçluyum ben de.İlk iki yılı beş sınıfın genişçe bir derslikte birleştirildiği Kavaközü köyü ilkokulunda iki üst sınıftaki ablam Gülşen ve üç üst sınıftaki abim Ahmet’le okudum. Takip üç yılı Mut ilçesi Meydan Mahallesi’nde bulunan Devrim İlkokulu’nda okudum. Kavaközülü yıllarımda okumaya Mutlu yıllarımda eleştirel okumaya ulaştım ve iki davranışımdan da yaşamım boyunca hiç kopmadım. İki öğretmenimde muhteşem öğretmenlerdi. İlki Ali GÜLEN ikincisi Musa PERÇEM olan öğretmenlerimi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Bu yazı dizimize konu olacak 30 M-L 1190 7 H-C formülüne ulaşmamız anlattığım minnettar olduğum insanlar ve kurumlar ve bütün bunlara yol açan O efsane ile başlar.
Devam edecek. 29 Mayıs 2026.
30 M- L 1190 7 H- C / III. HAÇLI ORDUSU
0
Paylaş
