FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber 22 Şubat 2024 34 Görüntüleme

Silifke Jüpiter Tapınağı / 4

Ne amaçla oyulduğu şimdilik bilinmeyen bu temel taşları üzerindeki yontma yerlerinin üstüne doğru yeniden baktığımızda, tüm temel oturgası üzerinde yayılan düzlemde, yapının yanlarında sıralanan taş dikitlerin etek boyuna denk gelen düzeyde bu dikitler arasına konulmuş tek bir dura (duvar) taşı örneği görülüyor olması buranın sonradan kiliseye dönüştürülmüş olabileceğiyle ilgili kuşku uyandırıp kanıt sunabilir.
Günümüzde yalnızca tapınak oturgasının güney keyinde kalmış olan taş dikitlerin altı olacak daha geniş ölçekli, sıra sıra görülen taban taşları, yuvarlak yontulu tasarımları parçalanırcasına nedense kırılıp yeniden biçimlendirilmeye çalışılmıştır. Bunun amacı, çok tanrılı Roma ve Eski Yunan geleneğinin kalıntılarını yok etmeye çalışan ve kent içindeki çekişme ile çatışmaları en sonunda kazanan tek tanrılı Hıristiyan yönelişi üyelerinin artık çoğunluk olup bu eski yapıları yıkıp üzerine, kendi yönelişleriyle ilgili olan yeni bir yapıyı oturtmak istemeleridir.
Kim bilir, bu tapınak da Uzuncaburç’taki tapınak gibi sonradan tek tanrıya yöneliş için kullanılacak bir kiliseye çevrildiyse, yapılan değişiklikle bu tapınak kilisesinin de giriş kapısının batıdan verilmiş olması gerekecektir. Bu durumdaysa, kilisenin giriş kapısı, günümüzde tek başına ayakta kalmış olan, leyleklerin yuva olarak tepe ucunu kullandıkları taş dikitin (dikilitaşın) kuzey yanı bitişiği olmalıdır.
Uydu görüntülerinden bu tapınağın oturum düzenine bakıldığında yönünün Uzuncaburç Zeus Olbios Tapınağı’na göre sapma göstererek daha güneye doğru eğildiği anlaşılır. İkisi de batı doğu doğrultusunda dikdörtgen oturumda olan bu tapınaklar, ola ki yine sonradan kiliseye dönüştürülmüşlerse, dilem bükeyleri (yönem taşı-apsisleri) Uzuncaburç’ta 45 tutam (derece) açıyla kuzeydoğuya doğru bakarken, Silifke kent içinde Jüpiter Tapınağı’nda ise 20 tutam açıyla güneydoğuya doğru bakmış olur. Doğal olarak bu yapıların temel oturumunu, dolayısıyla yapı yönlerini değiştiremeyen tek tanrı yönelicileri (dönem Hıristiyanları), tapınak içlerinde sonradan yeri ayarlanıp oluşturulan dilem bükeylerini (apsis) yalnızca doğuda olacak biçimde iç düzene oturtabilmişler, yapı içi yön konusunda başka bir seçenek kullanamamışlardır.
Jüpiter Tapınağı’ndan yönünüzü savunlu tepeye (kaleye) doğru döndürüp baktığınızda, önünüzde yığılan tüm günümüz yapılarını gözünüzde silerseniz, yaklaşık iki bin yıl öncesi Silifke’sinin taş dikitli ana tören yolunu da görmüş olacaksınız. Buraya kuş uçuşu 300 metre uzaklıkta, savunga (kale) doğrultusu üzerinde yer alan düzlükte ilerleyip gezerseniz, belli belirsiz toprağın altına karışmış ve yıkılmış başka taş dikitlerin uçlarını da görebileceksiniz. Birdey (aynı) düzlükte, Bizans döneminde Anadolu’da ün salmış Silifkeli bir güreşçinin bugün yitik olan belüstünü (büstünü) taşımış, güreşçiyle ilgili Yunanca ve Latince bilginin kazınıp yontularak yazıldığı taş oturga (kaide) da bulunmaktaydı. Bu taş oturga, yerinden alınıp günümüz Silifke Özserimliği’ne (müzesine) taşınarak koruma altına alınmıştır.
Söz konusu bu düzlükten yine savunga yönüne doğru 200 metre daha kuş uçuşu doğrultuda ilerlediğinizde, bugün yayla dolmuşlarının durak olarak kullandığı kent içi Say Yerleşkesi içinde kalan yamaç yer, söylendiğine göre gösterimliğin (tiyatronun) temellerini barındırıyordu. Gösterimlik (tiyatro) yerinden sonra birdey (aynı) doğrultunun tepe üzeri yükseğe ulaştığı yer, artık Bizans Su Sığacı (Tekfur/Tekir Ambarı) olup sonrasında ise Silifke Savungası (Kalesi) olarak son bulur.
Devam edecek…

Tema Tasarım | Osgaka.com