FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Uncategorized 19 Temmuz 2022 376 Görüntüleme

KANYONLARIN EVEREST’İ KESTEL’İ GEÇTİLER

Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği (Kanyon Bursa) sporcuları, “Kanyonların Everest’i” olarak nitelendirdikleri, Türkiye’nin ve Dünyanın sayılı kanyonlarından Mut’taki Kestel Kanyonu’nun Doğu Kolu geçişini, 4 gece 5 günde başarıyla tamamladı.

Yaklaşık 12 km’lik parkura sahip olan, içinde 87 metrelik çağlayanı ve 20 metrenin üzerinde 70 ip inişinin bulunmasıyla Türkiye’de tek olma özelliğini taşıyan, girişi ve çıkışı arasında bin metre kot ve rakım farkı bulunan Doğu Kestel Kanyon geçişine katılan ekipte; Bursa’dan Yılmaz Ergül, Erkan Hubup, Serdar Kurtaran, Mustafa İsmail Ataç, Mir Hamza Çimen, Manisa’dan Ahmet Vurganer ve ilçemiz Mut’tan da Bukay İnce’nin de bulunduğu 7 kişi yer aldı. Kurban Bayramı’nın ikinci günü (10 Temmuz) girilen ve 4 gece 5 gün süren kanyon geçişinde, Emine İnce ise dış gözlemci olarak görev aldı. Mut’un saklı kalmış doğal güzelliklerinden olan ve 2006 ile 2018 yıllarında başka kanyon gruplarınca keşfi ve geçişleri yapılan Doğu Kestel Kanyonu’nun bu geçişinde; ulaşım, barınma, konaklama ve gıda ihtiyaçlarında Mersin Büyükşehir Belediyesi destek oldu. 14 Temmuz’da başarıyla tamamlanan kanyon geçişi esnasında sporcular; zorlu, maceralı, heyecanlı, adrenali yüksek, eşsiz bir deneyim yaşadılar.

Mut’un Söğütözü Yaylası’ndaki tarihi köprüden başlayıp, 5 gün boyunca zorlu engelleri aşarak Mut’un Yıldız Mahallesi’ne yakın bir mevkide kanyondan çıkan Kanyon Bursa ekibi; kendilerini bekleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerine ve basın mensuplarına deneyimlerini aktardılar ve çeşitli açıklamalarda bulundular.

Ergül, “Zorluk derecesi en yüksek kanyonlardan birini geçtik.”

Kanyon Bursa ekibinden Yılmaz Ergül, yaptığı açıklamada, “Kanyon Bursa ekibi olarak, 4 gece 5 gün süren bir faaliyet sonucunda, Türkiye’nin sayılı kanyonlarından, hatta bize göre zorluk derecesi en yüksek olan kanyonlarından biri olan Kestel Kanyonu Doğu Kolu’nu geçmiş bulunuyoruz. Bu faaliyet bizim beklediğimizin de üzerinde, özellikle Doğu Kolu’nun yarısına geldikten sonra Batı Kolu’nun birleşmesiyle, su seviyesi arttıktan sonra biraz daha zorluk derecesi daha yüksek bir hale geldi. Onun için planladığımız süreden bir gün fazla sürmüş oldu” dedi.

“Kestel, kanyonların bütün özelliklerini içinde barındıran bir kanyon. Epey zorlandık.”

Kanyon sporcusu Ergül, geçişini tamamladıkları Doğu Kestel Kanyonuyla ilgili şunları söyledi: “Kanyon geçişlerinde, Dünya kanyon literatüründe belirtilen, bu işin teorik kısmını oluşturan kişilerin belirttiği bütün özellikleri içinde barındıran bir kanyon burası. Yani sifonlar, atlamalar, ters dönen sular, baca geçişleri, ipli uzun inişler, negatif inişler ve bunun gibi birçok özelliği içinde barındıran bir kanyon son bölümüne doğru. Özelikle genelimizin tecrübesi olmasına rağmen epey bir zorlandık. Ama faaliyeti bu süre içinde bitirdiğimiz için de kendimizle gurur duyuyoruz açıkçası.”

Geçişini yaptıkları kanyonu “Muhteşem Kestel” olarak nitelendiren Yılmaz Ergül, burasının ortalama kanyon sporcularının geçeceği bir yer olmadığını, her kanyon grubundaki üst düzey 6-7 kişinin geçebileceği bir yer olduğunu sözlerine ekleyerek; kanyon geçişinde kendilerine destek olan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.

Hubup: “Dağcılar için Everest ne ise, kanyoncular için de Kestel o.”

Doğu Kestel’i geçen kanyon sporcularından Erkan Hubup ise, Kestel’i “Kanyonların Everest’i” olarak nitelendirdi. Hubup, “Dağcılar için Everest’e çıkmak ne anlam taşıyorsa, kanyoncular için de Kestel Kanyonu’nun doğu kolunu geçmek o anlamı taşıyor. Çok zor, çok olağanüstü bir kanyon ve her etabı bizi hayranlık içinde bıraktı” dedi.

“Kestel, Dünya çapında bir kanyon.”

Gördükleri ve yaşadıklarının tarif edilemeyeceğini ifade eden Hubup, “Fotoğraflarla, videolarla anlatılamaz. Hem zor, hem de olağanüstü derecede güzel bir kanyon. Daha kısa sürede geçiş yapılabilirse, Dünya çapında bir kanyon olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

Vurganer: “Kestel, her haliyle Türkiye’nin en zor kanyonu.”

Kanyon Bursa ekibine Manisa’dan dahil olan kanyon sporcusu Ahmet Vurganer, yaptığı açıklamada, “Kestel her haliyle Türkiye’nin en zor kanyonu. Türkiye’de üç büyükler var; Tazı Kanyonu, Kestel Kanyonu, Valla Kanyonu. Üçü de birbirinden farklı; ama Türkiye’de hiçbir kanyon, performans anlamında Kestel’in yanına yaklaşamaz” dedi.

“Her kanyoncunun geçebileceği bir kanyon değil.”

Vurganer, “Türkiye’nin performans olarak en zorlu, en test edici, en yorucu kanyonu. Kestel Kanyonu zevkli, ama herkesin, her kanyoncunun, her profesyonelin geçebileceği türde bir kanyon değil. Çok büyük anlamda fiziksel güç istiyor, çok büyük kondisyon istiyor” şeklinde konuştu.

Vurganer’den gün gün kanyon geçişi

Zaman zaman tehlikeler ve yeni heyecanlar yaşadıklarını belirten Vurganer; 5 gün süren kanyon geçişindeki deneyimlerini şöyle aktardı: “Birinci gün Söğütözü Yaylası’ndan, taş köprünün altından giriş yaptık. Burada format değişmiş, önceden bataklıktı, şimdi bataklığın içine büyük çalılıklar gelmiş. O yüzden sazlıkların içinden böyle kaybolarak yol aradık. Birinci gün bataklık içinde geçti. Kötüydü. Neoplenle, çantalarla bu kadar yükle bataklık geçmek, çok kötü bir şeydi, bezdiren bir şeydi. Kampı yaptık; enerji aldık, kendimize geldik. İlerledik, ondan sonra inişler başladı. İniş demek; adrenalin demek, heyecan demek. İnişlerle beraber atlayışlar başladı. Herkesin keyfi yerine geldi. Keyiflerle güç de yükseldi. İkinci gün bulduğumuz kamp yeri çok süperdi. Bir mağara bulduk, 90’lık şelaleye gelmeden önce. Yorulmuştuk, mağaraya gittik. Odun boldu. Çok güzel oldu bizim için. Çok güzel bir kamp yeri oldu. Yine bizim moral seviyesini yukarılara çekti. Moral çok önemli; çünkü kondisyonumuzun yüksek seviyede olması gerekiyor. Gücünüz gün içinde bitiyor. O çantalar, o kanyonun zorluğu, o su, sizi bitiriyor. O yüzden moral çok önemli. Üçüncü güne 90’lık şelale ile başladık. Ne kadar ip tekniğiniz, iniş tecrübeniz olursa olsun, yukarıdan aşağıya bakmak bambaşka bir şey. 90’lıktan aşağıyı göremezsiniz. Ne zaman ipe girdin, o zaman aşağıya bakarsın, titremeye başlarsın. Titrettiren bir yer, 90’lık şelale. Hiç oyalanmadan, tıkır tıkır, Maşallah ekip indi. Ondan sonra artık 90’lık şelalede geniş bir alan var, ondan sonra ufak inişler var; 40 metre, 50 metre. O inişlerle beraber üçüncü gün kamp alanımıza geldik. Yine yorulduk. Yorulduğumuz için, ana kola bağlanmadan temiz su kaynağı bulduk, kamp yapmak zorunda kaldık. Üçüncü gün kamp alanımız da çok güzeldi. Temiz su olması; yine bizim moralleri yukarı çekti, enerji verdi. Dördüncü gün ana kola bağlanmamız çok yakındı zaten, az birazcık ilerledik; ana kola, çatak noktasına bağlandık. Ana kola bağlandıktan sonra kanyonun formatı değişiyor. Artık inişler kısalıyor. Köstebek delikleri başlıyor. Su çoğaldı. Doğu Kolu’nda daha önceki geçişimde su, şu ankinin onda biri oranındaydı, çok az miktarda su vardı. Ana kola girdiğimizde ise normalin 4 katı fazla su vardı. O yüzden benim tehlikeli olarak görmediğim bir kanyon, bir anda tehlikeli hale geliverdi. Özellikle köstebek delikleri, dev kayalar var. O kayaların altından girip, köstebek deliklerinden tekrar havuza geçmemiz veya atlamamız gerekti. O suyun gücü orda sizi alıyor, götürüyor. Suya kapılmamanız gerekiyor. Bunlar bizim enerjimizi yine aşağı çekti. Kanyonun çıkışına hemen hemen iki saat kalmıştı. Yine güç düştüğü için kamp yapmak zorunda kaldık, dördüncü gün çıkmadık. Güzel bir kamp yerinde, yine moralleri yukarı çeken bir kamp oldu. Beşinci güne bir şey kalmadı zaten. 2 saat suda ilerleyiverdik, yine atlayarak zıplayarak çıkışı yaptık. Çıkış biraz zorlu oldu, tırmanmak zorunda kaldık.”

“Kestel, insanların keyif alabileceği bir kanyon.”

Kestel’in ana kolu için, “Valla’nın içine Horma Kanyonu sokulmuş bir kanyon” tanımlaması yapabileceklerini ifade eden Vurganer, “Öyle bir formatı var. Su çok olduğu zaman, ana kol ölümcül hale geliyor. Görsel anlamda da yukarıdan baktığınız zaman, kendini gösteren, saklamayan, doğal izleme terası olan bir kanyon. O yüzden insanların gelip de izleyebileceği, keyif alabileceği bir kanyon. Kanyonun içine girmeseler bile, pek çok kişiye hitap eden bir kanyon” diyerek sözlerini noktaladı.

İnce: “Kestel; hem sulu, hem kuru, hem de karma bir kanyon.”

Kanyon Bursa ekibine dahil olarak, Kestel’i geçen ilk Mutlu olan ilçemiz iş insanlarından Bukay İnce ise, “Aşkım” diye tarif ettiği Kestel’i geçmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. İnce, kanyon geçişindeki gözlemlerini, şu sözlerle aktardı: “Mut’ta yaşayan bir kanyon sporcusuyum. Kanyonumuzun üçlü bir karakteri var. Hem kuru kanyon, hem sulu kanyon, hem de karma kanyon özelliği taşıyor. Bu çok önemli. Burada üçünü birden geçmiş oluyor. Bu bizi öne çıkaran özelliklerden bir tanesi. Biz burada Kestel Kanyonu dediğimiz zaman, 3 tane kanyon geçmiş oluyoruz. Bir Doğu Kestel’i geçiyoruz, bir Batı Kestel’i geçiyoruz; bunların karakterleri, özellikleri farklıdır. Bir de bu iki kanyon birleştikten sonra yepyeni karakteri olan bir kanyonu geçiyoruz. Bir sporcu Kestel Dağı’na gelip, bu kanyonları geçmek istediğinde; farklı özellikleri olan 3 kanyonu geçmiş olacak. Bu çok önemli bir konudur ki; bir hat üzerinde bu üç ayrı özelliği taşıyan kanyon bulunduran başka bir kanyonumuz Türkiyemiz’de yok. Bu bizi öne çıkarıyor. Kanyonumuzun içerisinde temiz su kaynağı var. Ve biz kanyonumuzun suyunu içebiliyoruz. Bu kanyonumuzda ölümcül tehlikeler sportif anlamda var; ama herhangi bir durumda kanyondan çıkış, örneğin sel baskınında falan kanyondan çıkışta bir tehlike yok. Sık sık kanyon duvarlarından, kanyon dışına çıkarak, herhangi bir yaralanma durumunda, hastalanma durumunda, çok küçük bir ihtimal ama bir su baskınında falan can güvenliğimizi istediğimiz şekilde sağlamak mümkün. Gözlemlerimden biri de Doğu Kestel’in birinci günden sonraki aşamasında, kanyonun su rengi maviye dönüşüyor. Biz ona kısaca ‘Mavi Göl karakteri taşıyor’ dedik. Buradan geçen sporcular, masmavi bir suyun içerisinden geçiyorlar. Bizim geriye dönük yağış ölçümlerimize baktığımız zaman, Kestel Kanyonu’nun her üç bölümünü geçişte de bir sel baskınına, yağışa uğrama durumumuz çok çok düşük ihtimal. Diğer kanyon bölgelerine baktığımız zaman, çok düşük ihtimal. Bu da bizim artı avantajlarımızdan biridir.”

“Aşkım gerçekleşti.”

Kestel’i 4 yıl önce keşfettiğini söyleyen hemşerimiz Bukay İnce, “O gündür bugündür, Kestel benim aşkımdır, diyorum. Kanyon Bursa ekibine çok teşekkür ediyorum. Kendileriyle dayanışma içerisinde, bu kanyonu geçmemi sağladılar. Bir aşktı, aşkım gerçekleşti” dedi. İnce sözlerini, kendilerine destek olan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve basın mensuplarına teşekkür ederek sonlandırdı.
5 günlük zorlu maratonun ardından Kestel Kanyonu’nu başarıyla geçen Kanyon Bursa ekibi; geçiş öncesi ve sonrası ilçedeki Alahan Manastırı ve Yerköprü gibi tarihi ve doğal güzellikleri de gezdikten sonra ilçeden ayrıldı.

Muhteşem görsel manzaraların ve kanyon geçiş anlarının yer aldığı video ve fotoğraflara, sosyal medyada, facebook/KANYON BURSA sayfasından ulaşılabilir.

Tema Tasarım | Osgaka.com