Tarih boyunca Muğla, Antalya, Isparta, Burdur, İçel bölgesine genel anlamda Teke, Tekeli yöresi denir. Yörükler, Türkmenler ve de Tahtacılar burada özgürce yaşamışlar. Zaman gelmiş Osmanlı baskısı ile İran Horasan’ı bölgesine gitmişler. 37 bin asker ve ailesi göç etmiş. Orada Şah İsmail’in ordusuna ön cephelerde savaş yapmış. Sonra a tekrar Anadolu’ya geri dönmüş. Yörük, Türkmen yaşamı hala devam ediyor. Osmanlı bunlara Acem demiş, hatta onları askere almamışlar.
Ormanda kesim işi bitince sulak, ovalarda ağaç dikmişler, sera yapmışlar. Keçiler, koyunlar, katır ve develer yok, ama altlarında traktörleri, dolmuşları var. Sıcaklar bastırınca yaylaların yolunu tutuyorlar.
25 Mayıs günü Antalya Tahtacıları Kültür Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinin düzenlediği Tahtacı Kültürü konulu söyleşiye katılmak üzere Antalya’ya geldim.
Dernek Başkanı Mehmet Akar’ın yönettiği söyleşide Tahtacılar konusunda araştırmaları olan Ali Aksüt, Celal Necati Üçyıldız, Kızılarık Cem Evi salonunda Tahtacılar ile ilgili sunum yaptılar. Araştırmacı, yazar Kudret Saylık ise skayp üzerinden söyleşiye katıldı. Katılan canlar ilgi ile izlediler. Sonunda sorular sordular. Tekeli yöresinde tahtacı yerleşim yerleri, yaşayan kültürleri, Alanya Dim Çayından, Finike, Elmalı’ya uzanan tahtacı yaşamı. Kültürleri, inançları. Çevre ile ilgili sevgi, dostluk ilişkileri. Ortak paydaları Yörük, Türkmen olmaları.
26-27 Mayıs günleri Kumluca, Finike’de bulunan Tahtacı yerleşim yerlerini ziyaret ettik. Değirmendere Karaman-Ermenek’ten aileleri gördük. Yuvalı Finike’de Abdal dostları gördük. Orada bulunan Kafi Baba türbesi yeni restore edilmiş. Her yapılan şenlikler birkaç yıldır yapılmamış. Şimdi yeniden yapılma çalışmaları devam ediyor.
Kumluca Beşikçi Köyünde mürebbi Turgut Beşikçi’yi ziyaret ettik. Kumluca Belediyesi yer verirse, cem evi yaptırıp meydan açılmasını devam ettirecekler. Bu köyde seralar, bahçeler var. Özellikle narenciye, zeytin ağaçları verimli ürünler veriyor.
Teke dağlarının eteklerinde Gökbük Vadisi içinde Gökbük köyüne ulaştık. Bizi Ahmet Kahyaoğlu karşıladı. Köy meydanında Can TV için Tahtacı Yurdu programı çektik. Burada bize kameraman olarak Cebrail Arslan büyük katkılar sundu. Ayrıca akademisyen Dr. Okay Sütçüoğlu (Akdeniz Üniversitesi Su Altı Arkeoloji ve Sanat Tarihçi), bize Tahtacı tarihin arkaik dönemini anlattı. MS 5. yüzyıla dayanan bu vadide başta sedir ağaçları olmak üzere orman kesim işleri yapanların tarihinden örnek verdi. 1860’larda yapılan Narlıdere Yanyatır Ocağında yer alan keresteleri buradan tahtacılar kesmişler, katırlar ile izmir Narlıdere’ye götürmüşler.
Orada bulunan Hristiyan azizesi birden bire karşımıza Derviş Kayıp Erenler, içinde çıkan belge de 4-5 yy. dayanan bir yaşam öyküsü var. İşte bu bölge çok önemli bir tarihi yöre, Tekeli dağlarının eteklerinde o yılların yaşamı devam ediyor.
1978 yıllarında su ile çalışan iki sinema, su değirmeni, hızarlar var. Sayısı 14’lere varan kireç ocakları. Ocaklardan kireçleri başka yerlere taşıyan nakliyeciler. 1985’lerde bunların bitmesi ile göç başlıyor. Turizm alanlarında çalışanlar, kalanlar ise sulak vadide tarım işine devam ediyorlar. Sonra emekli olanlar eski yerlerine gelip, üretime kaldıkları yerden devam ediyor. Ama o yılları özlemle anıyorlar.
Çam ormanlarının içinde uyuduk, sabah erken kalkıp, Yayla yoluna düştük. Yaykırça Kanyonu önünde pınarlardan buz gibi su içtik. Tırmana, tırmana Elmalı Abdal Musa Dergahına niyaz ettik. Daha sonra Akçaeniş’de Can TV Tahtacı Yurdu programı çekimlerini yaptık.
193′ lar öncesi Bektaş Goca çiftliğini, kesimden dönen tahtacılar yurt kurmuşlar, kimisi Fethiye Günlük Başı, kimisi aşağıdan tahtacı köylerinden gelmişler. Ovada tarım yapıyorlar. Mermer ocağı mücadele sonunda kapatılmış. İki km. öteye Abdal Musa’ya ziyarete gelen hısımları onları ziyaret ediyor. Köyde eğitimli sayısı oldukça fazla. Akademisyenler, Vali Yardımcıları, öğretmenler yetişmiş. Bir kısmı yurt dışına gitmiş. Yaz gelince bir araya geliyorlar.
Emekli Vali Yardımcısı Şener Özçiftçi, okul alanına kültür merkezi cem evi yaptırmış. Yollara parke döşenmiş. Cem evinde meydan açılıyor. Yanyatır ocağından gelen dedeler talipler ile buluşuyor. İkrar verip, musahip oluyorlar.
Orada bize Serdar Çakar rehberlik ediyor. Köyde Mürebbi, Sazandar Doğan Coşkuner yürüyen inanları bize paylaşıyor. Bir kadın, bir erkek içeri samahı döndüler. Şair Yazar Soner Çamlıdağ şiirlerini ve düğün geleneklerini bizimle paylaştı.
Uçansu’da sular akmaz olmuş. Oraya gitmedik. Daha önceki yıllarda geldiğimizde gittik, gördük. Gözelerden akan sular aşağılara şırıl şırıl akıyordu. Yazın Akçaeniş tarafına, kışın ise dağın öte yüzüne akıyor.
Antalya’da Alanya’dan, Finike, Elmalı’ya kadar tahtacılar yaşıyor. Ama siyaset alanında ön plana çıkamamış. Hep oy istemişler. Ama sende bir yere gel dememişler. Hep Cumhuriyete bekçi ol demişler.
Tahtacılar artık bekçi olmak istemiyor. Belediye başkanı, vekil olmak istiyorlar. Onlar da yönetmek istiyorlar.
Ne diyelim. Bizden söylemesi. Gerisini siyasiler bilir. Teke, Tekeli yöresine selam olsun.
Not: Gezi boyunca bize rehberlik eden Pirha Ajansı ve Can TV Bölge Temsilcisi Cebrail Arslan’a ayrıca fotoğrafları ile katkı sunduğu için de teşekkür ediyoruz.
TEKELİ YÖRESİNDE TAHTACILAR
0
Paylaş
