FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem, Haber 25 Mayıs 2023 128 Görüntüleme

ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ

“Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni.”

108 yıl sonra Çanakkale sırtlarında bir kez daha vurulduk. Yedi düvel bir araya gelmiş. Ülkeyi paylaşmak için yola çıkmışlar. Çanakkale geçilecek, İstanbul işgal edilecek. İngiliz, Fransız, İtalyası, İstanbul üzerinden Rusya ulaşacaklar. Sömürü çarkı devam edecek.
Ama unuttukları bir şey olmuş; vatan sevgisi ve bunun uğruna ölmeyi göze alan bir ulus. Ölümü bile bile boğaz boğaza savaş.
Kazılan siperler arasında 8 metre boşluk yok. Önce silahlar atılmış, sonra süngü takılmış. O İngiliz, Fransız ve onların sömürgesi ülkelerden getirilen askerler. Sonra onlar boyun boyuna sarılarak toprağın altına gömmüşler.
Siperleri görünce işte onu gördük. İçimiz burkuldu. Sömürü düzeni çarkın içinde yok olan insanlık.
Silifke’den Poyraz Doğa Gezginleri Deniz Kızı Turizm aracılığı ile 18 Mayıs’ta 52 kişi yola çıktı. Bergama, Ayvalık, Edremit Körfezini boydan boya aşarak Çanakkale’ye ulaştılar.
Araba motoru ile boğaz geçildi. Topçu Ali Onbaşı Anıtı, orada yaşanan topçu savaşları, deniz altı mayınları, karşıdan karşıya yapılan kalelerin işe yaramadığı bir savaşın izlerini gördük.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ve hafta sonu birlikte üç günlük zaman dilimi için yola koyulmuş, binlerce yaşlı, çocuk, genç bir arada, heyecanla ziyaret ettiler. Korka korka yere bastılar. Her toprak altında bir şehit anısı yaşıyor.
Çanakkale Savaşlarının geçtiği koylar, dereler tepelerde hep bir anılar var. Bir ulus atalarını anma adına Gelibolu’da bir tarih yazmışlar. Emek çekilmiş, anıtlar dikilmiş. Conkbayırı, Arıburnu, Anzak Koyu yeşillikler içinde Şehitler Anıtları.
Tepelerden aşağılara bakmak. O savaşı görür gibi oluyoruz. Tüylerimiz diken diken oluyor. Rehberler heyecanla o yılları anlatıyorlar. Anlatırken adeta yaşanıyor. Duygular ile geliyor, yüzlerde burukluk, sonra göz yaşları. Binlerce km. uzaklıkta gelen insanların orada duygularını paylaşmaları.
Çanakkale şehitlerini, rehberimiz Metin Güven bize o kadar duygusal, içten bizim ile paylaştı ki; bizi o yıllara götürdü. O siperleri, orada geçen anılar. Sonra buralara gelen onların torunları. Dedelerini şehit olduğu yerlerde anmak. Her yıl bıkmadan usanmadan Yeni Zelanda’dan gelip, Avusturalya’dan gelip ziyaret etmek. İşte tepeden Anzak Koyu’na bakarken onları anımsar gibi oluyoruz.
Orada Komutan Mustafa Kemal’in saatine gelen şarapnel parçası, Teğmen Mustafa, Üsteğmen Nazif Çakmak ve yüz binlerce şehit. O şehitlikte gördüğümüz isimler.
Siperleri görünce savaşa lanet yağdırma, barış, insan sevgisi. Yeni Zelandalı asker ile Mehmetçik arasında geçen konuşmaları duyar gibi oluyoruz.
“Biz buraya neden getirildik. Neden öldürüldük?”
Bursa Gölyazı durağında kendimizi doğaya bıraktık. Gölde tekne turu, sonra tren ile tarih içinde dolaşmak. Üreten kadınların peyniri, ekmeği ve sofrası. “Gülümseyin Nilüfer’desiniz.” Doğa cennetine bir el değmiş, onu güzelliklerini gelenler ile paylaşmışlar. 700 yıllık tarihi ağaç gelenlere selam durmuş. 1923 öncesi olan yaşama ait kilise elden geçirilmiş, depo, ahır yerine gelenlerin görgesine sunulmuş. Bu kiliseyi görünce Taşucu’nda bulunan aynı yıllarda yapılmış kilise şimdilerde depo olarak kullanılıyor. Mülk sahipleri inat ediyor. Geriye tek seçenek kalmış. Kaymakamlık veya belediye istimlak edecek, elden geçirilip göregelere sunulacak. 1960 öncesi ve 2014 sonrası kilise resimleri bize çok şey açıklıyor. Bir tarih yaşanmış. O tarih gölgelenemiyor. Nilüfer Belediyesi görevini yapmış. Kutlamak lazım.
Üç günlük gezi sonrasında güzellikler vardı. Ama iz bırakanlar ise, Çanakkale Şehitlik ziyaretleri idi. Ayvalık, Edremit Körfezi, Bursa Gölyazı, Bursa Tophane, Panorama müzesinde üç boyutlu Osmanlı’nın kuruluş öyküsü. Osmanlı atasını bekleyen nöbetçi asker. Saati çalıp götürülen saat kulesi, yenisi yaptırılmış, ama aşağıda duruyor. Onu yerine koymak lazım. O zaman daha anlamlı olur. Tarih, kültür varlıkları kaçıran İngiliz, Fransız, Amerika’sı hem sömürüyorlar, hem de kültür varlıklarını çalıp götürüyorlar.
Tarihi yeniden yazmak. Onu yeniden yaşamak için önce tarih okuyan öğrencilerin burada Çanakkale’de yaşanan gerçeği yaşayarak öğrenmeleri lazım. Sinan Meydan burada çok dersler verebilir. İlbey Ortaylı boğaz boğaza geçen savaş günlüklerini paylaşabilir.
Biz tarihi 1071 Malazgirt savaşı ile başlatıyoruz. Neden mi? Onlar yalnız Müslüman Türk tarihini bize vermek istiyorlar. Oysa Anadolu’da Hitit, Asur, Sümer tarihi var. Anadolu’da Luviler var. Hristiyan Türkler var. Anadolu’da yaşamış Ermeni, Süryani, Ezidi, Rum var. Onları yok sayamayız. İşte Ayvalık’ta, Gölyazı’da yaşayan tarih bunları söylüyor. Üreten toplum, sevgi, barış içinde yaşayan toplumlar. Ve Çanakkale Savaşı ile görünen emperyalist ülkelerin geride bıraktığı tarih.
Üç günlük gezide çıkan kültür özeti. Gitmek, görmek lazım. Doğa, kültür, tarih yerinde duruyor. Keşif edilmek için bekliyor. Haydin gezginler yola çıkın.

Tema Tasarım | Osgaka.com