FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 27 Nisan 2021 117 Görüntüleme

GÖKBELEN’E BAHAR GELMİŞ

6 ay sahilde yaşadık. Puslu, tozlu bir sahilden yaylaya gelince, aşağıdan yukarından yel esmeye başladı. Puslu hava, tozlu doğa kendini temiz orman kokusuna bıraktı. Bahçede işler güçler derken, fırsat buldukça yürümeye başladım. Bir adım yürüyorum, bir adım güzelliklere bakıyorum. Yeşilin bütün tonları, çiçek açan kiraz ağaçları, boz ardıç ağacı da çiçek açmış, ya sakızlık yeni pürç açıyor. Çamların açtığı pürç tozlanmış, yenmez olmuş.
Pıynar, meşe boy boy yarış ediyor. Daha keçiler fazla yoynutmamış. Armut, erik, badem yeni çiçekten meyveye geçiş yapıyor. Elma, kayısı, cevizlerin yaprakları domurcuk olmuş. Yürüyüş yolu kenarına ektiğimiz katran ve badem tohumları toprak üstüne çıkmaya başlamış.
Derede sular coşku ile akıyor. Dereye bırakılan kanalizasyon artıkları yeşillenmiş. Dağlarda depme sular ortaya çıkmış, siyem siyem akıyor. Ustalar inşaatlarda çalışmaya başlamış. Ara sıra iş makineleri sesi geliyor. Bahçıvanlar gelmiş, çapa motorları ile bahçeleri sürüyor, kimi bağlar kazılmış.
Hafta sonları kendini yaylaya atanlar çoğalıyor. Kimisi geliyor, evlerinin önünde otları topluyor, yeri kazıyor. Aman soğanlar ekilsin, sarımsak ekilsin. Maydanoz, tere, roka tohumları toprakla buluşuyor.
Sabahları Toroslardan gelen rüzgar, aşağıdan gelen Göksu vadisi nemi ile karışıp yüzüne serin serin vuruyor. Öğleden sonra aşağı yeli esiyor. Denizden gelen rüzgar yüzünü yalıyor. Güneş doğaya merhaba diyor. Ara sıra bulutlar kıskanıp, önüne geriniyor, akşam sabah bulutlar bir araya gelirse, yağmur yağacak. Dikilen fidanlara can suyu.
Aşağıda belirtilen tarihçeden anlaşılacağı üzere 120 yıl önce var olan yaylada konaklar yapılmış, günümüzde, Sadık Taşucu (Hacı Paşalar), Cafer Kasapoğlu (Azizliler), Halil Dölek konakları çocukları, torunları elden geçirmişler, oturmaya devam ediyorlar. Özalların konuk olduğu Haydar Bey konağı elden geçirecek birisini arıyor. Bağ arası artık evlerle dolmuş, Kızılalan’da bağlar konut alanına dönüşmüş.
Corona, yaşam koşulları derken, artık bir çok aile kışı Gökbelen’de geçirdiler. Çoğu aileler artık 6-7 ay yaylada kalmaya başladılar.
1958 yıllarda kurulmuş olan Gökbelen Tanıtım ve Güzelleştirme Derneğinden sonra bu yıl Gökbelen Mahallesi Eğitim, Kültür, Tanıtım ve Dayanışma Derneği kurulmuş. 3000 kitaplık kütüphanesi destek bekliyor.
Gökbelen’e bahar gelmiş. Doğa kendine gelmiş. Ülkeye de bir bahar gelse.
Tarihe doğru bir baktığımızda:
Rivayete göre, Taşucu’nda sıtmadan ölümler başlayınca, eşyalarını hazırlayıp, Gökbelen denilen yere gelmişler. Ağaçlıklı, çukurun içinde bir yerde bakmışlar, kayalıkların üstünde gökyüzü çok güzel gözükmüş. Buraya ilk gelenlere sorduklarında: “Sulak bir yer, hayvan güdüp, gökyüzüne baktık. Gök bir yerde hayvan otlattık, gök bir belende oturduk. Sığır yatağında bol yayılım olan bir yaylada yayladık” demişler.
Bunu duyanlarda herhalde Gök bir yayla, olsa olsa Gökbelen olur, demişler. Buranın adını Gökbelen koymuşlar.
Önce meşe dallarından talvarlar kurmuşlar. Hayvanlarını otlatmışlar. 1934 yılında köy kurulmuş. Hacıpaşa’lar, Kasapoğulları burada söz sahibi aileler imiş. İlk muhtar Mehmet Kasapoğlu olmuş.
Burada Deli Şah adında dört eşi olan biri oturmuş. Cılbayır, Işıklı’dan ve Taşucu’ndan Işıklı Goca, Takan Goca, Memililer gelmişler.
Yedi Oluk, Taşpınar, Müftü Çeşmesi gibi sular Türkülere girmiş. Alatopak bir taş bir mahallenin adını almış. Zaman içinde 7 su değirmeni çalışmış. Çevrede 20’ye yakın köy burada un öğütmüşler. Değirmenlerin çoğu yıkılmış. Ayhan Uçar’ın değirmeni ayakta, o da çalışmıyor. Değirmenin birini de yakmışlar. Değirmenin birisi elden geçirilip ev olarak kullanılıyor.
Kaynak Kişi:
Halil İbrahim Çolak . 1944 doğ. Gökbelen köyünde oturur.
20 Temmuz 1912. Silifke mutasarrıfı, Silifke’nin sayfiye yeri olan, Taşucu nahiyesine bağlı Gökbelen yaylarında bulunan yaylacılardan vergi alınmasını talep etmiştir.
Sah. 79, TEMETTÜ DEFTERLERİNE GÖRE 19. YÜZ YILDA SİLİFKE, AHMET UÇAR.

Tema Tasarım | Osgaka.com