FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber 20 Haziran 2024 125 Görüntüleme

KAVAKÖZÜ’NÜN PARLAK ADAMLARINDAN ALİ ÖLMEZ – 2

Belli belirsiz. Tarih koyamıyorum. Bir hengâmenin ortasındayım. Kavaközü hareketli üzüntülü günlerinden birini yaşıyor. Salyağa’nın köşe taşları Punura (Yağlı) antik kentinden gelmiş, bu gün dahi dimdik ayakta duran muhteşem evindeyim. Kanal yanından yetmiş santimetre kadar bir merdiven basamağından girilen evin güney cephesinde bulunan iki odasından doğu yönde olanında. Burası ailenin oturup kalktığı yanısıra misafirleri ağırladıkları oda. Oda pencereleri nin yüksek olmadığını, aydınlık olduğunu, duvar diplerinin çepeçevre hasır yastık kaplı olduğunu, oturma kısımlarına yine çepeçevre minderimsi bir oturma malzemesi yerleştirildiğini hatırlıyorum. Hemen bitişikteki batı yöndeki odayımutfak diye hatırlıyorum. O an için daha çok kadınlar girip çıkıyor bu odaya. Bu iki odadan daha geniş bir kısım kuzey yönde. Muhtelif yerlere asılı konulu, bir köylüye lazım olandan daha fazla malzemeler düzenli bir şekilde yerini almış durumda burada. Kuzeyde pencere olmadığından, doğu ve batı yöndeki iki kapı da yeterli olmadığından belki de kapalı olduğundan, biraz karanlık hatırlıyorum burayı. Bugün çok iyi anladığım durumu o günde far ketmiş olmalıyım ki aklımda.
İlginç bir durum, Kavaközü’nde doğrudan ve dolaylı olarak bir ucu kendisine çıkan üzerine en çok yazı yazdığım Salyağa ‘yı hiç hatırlamıyorum. Oysa öğrendiğime göre on iki yaşımda vefat etmiş. Özetle, hatırlamam gerekir.
Anlatmaya çalıştığım evin Kavaközü’ndeki diğer evlerden bir farkı da önündeki meşe ağacı. Kavaközü’nün başka hiç bir evinin önünde hikâyesi olan bir ağaç yok. Ali abinin anlattığına göre babası Tunceli’nin Hozat ilçesinde askerlik yapmış. Orada gördüğü palamut ağacının meyvelerinin tutumunu ve yemesini çok sevmiş. Alıp bir fide getirmiş. Bugün bulunduğu yerine dikmiş. Muhteşem palamut meyvesi verirmiş. Yıkılırmış dallar. Ağacın otuz santimetre çaplı olduğunu düşündüğüm zamanlarını hatırlıyorum. İleri zamanlarda üç dal üzerinde gelişen ağacın bir dalı evin üzerine gelip zarar verme durumu oluşunca odalı kesmişler. İleri bir zamanda öyle bir kar yağmış ve tutmuş ki Kavaközü’ne diğer iki dal da kırılmış. Palamutlarının, kışlık bulgur kazanları içine atılıp pişirildiğini, yemesine doyum olmadığını, bin dokuz yüz atmış yedi civarı köye sulama kanalı yapılınca, evin on metre kadar üzerinden geçen kanaldan açılan su savağından sürekli su sızdığı, suyun ağacın yakın bir noktasından geçtiği için meyve vermez olduğunu da anlattı Ali abi.
Meşe ağacı bir de yangın atlatmış. Kurumamış. Kavuşturmuş durumda yarasını. Ulu dalları olmasa da seksen santimetre kadar tahminlediğim çapı ile Kavaközü’ne hikâyesini anlatmaya, değer katmaya devam ediyor.
Meşe Palamutu’nun hikâyesini öğrenince Pers Yolu’nun ağaçlandırılması fikri konusunda ümitlendim, heyecanlandım. Halil İbrahim Tülüoğlu isimli bir doğa yürüyüşçüsü Pers Yolu’nun ağaçlandırılmasını 2023 yılında önermişti. Oldukça parlak bir fikir olan bu öneri üzerinde düşünüyorum. Meşe ağacı bu ağaçlandırmaya ciddi katkı yapacak sanırım.
Ali abi ile ilgili hatırladığım yine tarihleyemediğim ikinci anım sonradan kayınbabası olan Değirmenci Osman Ata’nın kahvesi ve bakkalının damında bana topaç yapmasıdır. Bu arada uzun boylu, zayıf görünümlü, Kavaközü’nün önde gelen iş insanlarından Değirmenci Osman Ata babamın öz dayısı olup ben de kendisine dayı derdim.1990 lı yıllar civarı artık çalışmaz olan bakkal ve kahvenin ki buralar bitişik yapılardı, üzeri boştu. Osman dayı buranın üzerine, bitişikteki Çakıcı’nın ( Mehmet Karaca) tekgöz ahır ve kısmen deposunu alarak oğulları Ali ve Hüseyin için güzel evler yaptırmıştı. Bu iki evin yapılmadan önceki bir zamandayız. Sanırım bir topacım vardı ve kahve bakkalın üzerinde döndürmeye çalışıyor, döndüremiyordum. Babam, Ali abi ve şimdi hatırlayamadığım birkaç kişi daha vardı. Ne oldu ve ne konuşuldu hatırlamamakla birlikte iyi kötü tahmin ettiğim konuşmalar olduktan sonra Ali abi evlerinden birkaç el aleti alıp gelmiş bana muhteşem bir topaç yapmış, nasıl döndüreceğimi de birkaç örnek çevirimle göstermişti.
Muhteşem bir şey olmuştu!
Kavaközü’nün kurucu parlak adamı Nizam Salih torunu namı diğer Ölmez Ali büyük dedesi ve babasından aldığı genetik yetenekleri geliştirmiş biriydi.

20.06.2024 Devam edecek.

Tema Tasarım | Osgaka.com