2000 YILDIR ÇALIŞAN BARAJ
Kavaközü Köyü Değirmen Boğazı’nda kurulan Karadeğirmen ve Dağpazarı Köyü Konarı Çökeği’ne kurulan iki değirmen ile birlikte aynı anda üç değirmen döndürür Ketis’in Sibila suları. Bu üç değirmen yıkıntılarının dışında yok artık ama var zamanlarında Ketis Bölgesi’nin Coropissos merkezli dağlık kısmının tamamına hizmet üreten değirmenlerdi.
Antik Ketis Bölgesinin Karadeğirmeni bölge araştırmacısı, bu satırların yazarı tarafından 1854 yılında kurulmuş olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Ketis Bölgesi içinde kalıyorlarsa da, tarafımdan Konarı değirmenleri üzerine bir araştırma yapılmamıştır. Konarı değirmenleri 1900 yılları birinci yarısı içinde kurulmuş olmalı. Değirmenleri kuran ya da kuranların torunlarından birinin ilgi konuda yayınları olduğunu biliyorum.
2000 yıl önceye tarihlediğimiz Ketis Barajı inşa zamanında Dünya, su değirmenleri ile dördüncü yüzyıl başları civarında bir Roma teknolojisi olarak tanışmıştı. Fiziki ve coğrafi koşulları çok uygun bir Roma ekonomik bölgesi olan Ketis, değirmeni, o tarihte Coropissoslular ile buluşturdu muydu, bilmiyorum. Bu çalışmanın dâhilinde bu yanında araştırılması gerekirdi kuşkusuz ama yedi yıla yakındır varlığını bildiğim, birkaç defa incelediğim Ketis Barajı’nı yazmayı daha fazla ertelemek istemedim artık.
Sibila Kanyonu içine güney ve kuzey yönde uzanan kanyonun her iki yönünden de girilebilir. Haricen doğu ve batı yönlerinden herhangi bir noktadan da inilebilir. Yer işaretlemesini yapabilmek için bu çalışmamızda kuzey ve güneyinden gireceğiz.
Kanyonun toplam uzunluğunun sekiz kilometre civarında olduğunu girişte yazmıştım. Bu uzunluğun gerçek bir kanyon formu veren kısmı ilk dört kilometresidir. Kuzey girişinden başlayan ilk dört kilometrenin bitim noktasındadır baraj.
Ketis Bölgesi bugünkü büyükşehir yapılanması içindedir. Bu yapılanma öncesi antik Sibila’nın Kavaközü Köyü (Mahallesi) sınırı Öküzsulağı denen mıntıkada sona ererdi. Öküzsulağı yer adı bugün içinde bulunduğu yerin adıdır. Yukarısındaki Avoluk Yaylası ve Sibila Kapızı’na ulaşım için Kavaközü yönünden gelişte tam olarak Öküzsulağı’na inilen yerdeki virajdan kanyon tarafından bir yol sapardı. Bu yolu takiple yapılacak kanyon formatı vermeyen, çalı çırpı, otluk, ağaçlık ve yer yer su içinde ilerlenerek, yaklaşık bir kilometrelik bir yürüyüşle baraja ulaşmak mümkündü. Şimdilerde bu dönemeçten ayrılan baraj ve Avoluk sapağı ortadan kalkmış durumda. Gelişmiş iş makineleri ile yapılmış olsa da öncekinden pekte farklı olmayan bir sapak ve bu bölgede tam bir çay yatağı şeklini almış kanyon geçişi dönemeçten yolun Dağpazarı yönündeki kırk metresi içinde yeniden yapılmış durumda. Bu sapaktan da kısa bir yürüyüşle önceki yoldaki hatta ulaşılır. Buradan yukarıda tanımladığımız ilerleme yapılarak baraja ulaşılır. Bu arada çayı geçer geçmez karşıya uzanan yolda Avoluk Yaylası’na uzanır. Ketis Bölgesinin muhteşem yaylalarından biri olan Avoluk’un adı Akoluk’dur. Halk, Avoluk olarak seslendirdiği için Avoluk yazıyorum. Pers Yolu kültür rotasının kamp alanlarından biridir Avoluk. Muhteşem yaylanın muhteşem hikayeleri vardır ama şimdi onara girmeyeceğim.
Çayı geçip batı yönünde biraz ilerleyince tekrar çayla buluşuruz. Burada kuzeyimize düşen yönde toprak su kanalını görürüz. Kanalın akış yönü kuzeydoğu yöndeki geniş ve kurak Ketis Bölgesi Coropissos tahıl topraklarıdır. Bu tip kanallara benim çocukluğumda ark denirdi. Kavaközü’nü terk etmemiş, orta ve üst eğitim almamış küçük büyük genelin hark dediği de dikkatimi çekmişti çocukluğumda. Üçüncü Haçlı Ordusu’nun Anadolu geçişini anlatan bir okumada Barbarossa’nın Konya’da olduğu zamana ilişkin okuduğum bölümde de bağlık bahçeliklerin, harklarla sulandığı yazıyordu.
Ketis Barajı’nın Coropissos’un tahıl arazilerini sulayan harkı bugün de görünür durumda. Bunun önemli bir nedeni topoğrafya ise de daha önemli nedeni zamanın dayanılmaz zamansızlığı içinde kesilme olarak bahse bile konu olmayacak, küçük küçük kesilmeler dışında kesintisiz devam eden yaşamdır.
Yaşamın gıda üretimine olan ihtiyacıdır.
Devam edecek. 29 Eylül 2024
