Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Haber
  3. Yazarlar
  4. KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 81

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 81

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Şimdi arkadaş, kimisi kimi konularda adını söylemez. Laf olsun padişahım!.. Ben öyle değilim bak, adım Ahmet Ali, öyle gizli saklı bir şeyim yok. Diyeceğim o ki, konuşurken bir cinliğim usuma geldi. Dedem cin çağırırdı, biraz cinlik damarım var, belki de ondan. Bakın, birebir yaşadığım bir şey… Güleceksiniz belki. Biraz da Nasrettin Hoca işi.
Zaman zaman kabızlık olur bende. Olunca da üç dört gün sürer.
Yine kabızlık belirtilerim başladı ya cinlerim ayaklandı bir anda. Hemen tartıldım. 82 kilo geldim. Bu kez yediklerimi tartmaya başladım. Kahvaltılarım, öğle ve akşam yemeklerim, yediğim meyveler… İçtiklerim değil, onları boşaltıyorum çünkü. Yediklerim; boğazımdan geçip midemi, bağırsaklarımı dolduranlar. Tam 3 gün, tamtamına 6 kilo 250 gram.
Kabızlığım bitiyor gibi. Bir daha tartıldım. 88 kilo, 250 gram olmam gerekmez mi? Bir gram boşaltmadım çünkü. Şaşılacak bir şey, 82 kilo 550 gram geldim.
İşin içinden siz çıkın arkadaş! Benim adım Ahmet Ali. Göksu boylarındanım…”
+++
“O yıllarda telefon nerdee..
Babam duymuş benim kaza yaptığımı. Dellenmiş, bir adımı bin metre, uçmuş…
Annem göğsünü yırtmış, çığlığı komşu köylerden duyulmuş…”
+++
“1942 kıtlık yılı, açlık var. 5 yaşında çocuğum daha. Ebem bir goca almış, karnımı doyuracak, ayağıma ayakkabı alacak diye. Adı da Yakar Hoca. Oğlu var Güllez Hoca, Süleyman Hoca, Topak Hoca. Beş tane hoca var köyde. Bir eğitmen vardı, öğleye kadar o okutur, öğleden sonra hocalar okuturdu çocukları. Bir gün evine vardım ebemin, kahve tavasında pamuk çekirdeği kavuruverdi bana, onu yedim.
5 yaşında çocuğum daha…”
+++
“Parkta tanıştım onunla. Silifke yöresindenmiş, ama 50 yıldır Kıbrıs’ta yaşıyormuş, artık Kıbrıslıymış.
Boynuinceliler varmış eskiden Silifke’de. Hayvancılık yaparmış bunlar; kışları deniz kıyısında, yazları yaylalarda. Yersiz yurtsuzlarmış. Devlet bunları önce Amik ovasına yerleştirmek istemiş. Sonra Kıbrıs olayları çıkmış. Rumların terk ettiği yerlere bunları yerleştirmiş.
İşte bu arada, bunun bir kardeşi memurmuş, “Abi sen de kaydol, sen de git bunlarla, babadan kalma bir evlek bir yerin var, ne yapacaksın burada” demiş. “Beğenmezsem gelirim” diyerek gitmiş bu da. Magosa’da Rumlardan kalma ev ve bahçe vermişler bunlara. Tabi giderken gemiyle gitmişler, belli ev eşyalarını da götürmüşler. Verilen evlerin içinde de Rumların götüremediği eşyalar varmış zaten. Buna 15 dönüm kadar da portakal bahçesi vermişler. Ama sonra kurumuş bahçe, sular tuzlanmış.
Derken sıkıntılı süreçler geçirmiş, giderek çoluk çocuk sahibi olmuş, kalmışlar orada, şimdi de bir iki günlüğüne gezmeye gelmiş buralara…”

Sevgiyle, sağlıkla, saybanla…

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 81
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Mut'un Sesi Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.