Hukuk konusunda söylenecekler konumuz dışı olduğu için bu kısmı burada bırakıyorum. Köristan konusunu daha önceki “Örenden Yaka” çalışmamda genişçe yazmıştım ama burada da kısa bir açıklama gerekli sanırım.
Yukarıda konu ettiğim Köristan, Kavaközü’nün iki Köristan’ından biri. Köristan dendiğinde ilk akla gelen Kömürcü’nün Doğusu’nda bulunan bu Köristan’dır. Bunun öncelikli nedeni, Kavaközü’nün buradan elde ettiği ekonomik yarar. Bunun üç boyutu var. Birincisi bu yerleşimden önemli oranda yapı taşı alınabilmiş olması. İkincisi Köristan’ın da içinde bulunduğu dağlık yayla alanlara, Kavaközü’nün göçerlerinin gelmesi ki bunlar Mut’un Kesikköprü Köyü halkı olup, buraya hayvanları ile birlikte yaylaya çıktıkları için “otlakıya“ denilen bir ücret öderler. Bu satırları yazdığım tarihlerde durum biraz değişti ama daha öncesinde durum böyleydi. Üçüncü konu ise bura göçerlerinin sosyal olarak Kavaközü sosyalliği ile sosyalleşmesi. Bayramda kahvede bakkalda sanayide Kavaközü’nde olurlar. Bir de şunu söylemek gerekir ki Kavaközü’nün üretim alanlarından çok büyük oranda görülebilen bir yerdir. Diyebilirim ki her Kavaközülü günlük olarak bu Köristan’ı görür.
Diğer Köristan Yukarı Kömürcü’nün çevrili olduğu tepelerin kuzeybatısındadır. Yukarı Kömürcü Köristanı adı ile bilinir. Biraz gözlerden uzaktır. Yapılaşma olmadığı için Kavaközü’ne taşınacak yapı malzemesi yoktur. Bura çevresine Mut’un Selamlı Köyü Yağlı Mahallesi halkı çıkar. Bunlar da otlakıya öder. Sosyalleşmeleri de Kavaközü ile olur. Kavaközü Kesikköprülülere oranla daha çok Yağlılılar ile karışır. Onlardan kız alır verir. Arazilerinin, Erikli Seki, Kovalı gibi mevkilerini Yağlıklılardan satın almıştır. Kavaközü’nün ünlü simalarından Bakkal Mustafa Ateş diğer ismi ile Hacibiş (Hacı İbiş) lakabını Yağlılı bir Hacı İbiş’ten ithal etmiştir. Bunun nasıl gerçekleştiğini önceki bir yazımda anlatmıştım.
Yeni bulgular bulma, başka Pers yerleşimleri bulguları ile değerlendirme yapma, olumlu sonuçlara ulaşma sevinci ile çıktık Sibila’dan. Bu günküler de dahil bu güne kadar ulaştığımız her tür bulgu, içinde Çaparhane’de bulunan, Pers müstahkem mevkisine götürüyor.
Dikkatli bakışlarla ayrıldık Sibila’dan. Özellikle Yol durumunu inceleyerek. Yol konusunda sorun çıkma ihtimali hissediyorum. Sorun yaşamak istemiyorum. Vakit saat on altı civarı olmuş, dönüş vakti gelmişti. Ulaşım bizim yüzlükle olacağından, bir saat civarını buluyor.
Döndük. O haftaki “Mut’unSesi.Com” yazımın konusuna Sibila’nın yol konusunu da dâhil ettim. Haricen kurup yönettiğim “Kavaközü Mut Kavaközü” sanal grubunda, Kavaközü içi tartışmaya açtım yol ve harmanlık konusunu. Çoğu zaman açtığım konulara beklediğim katılımlar olmuyor, ama iyi kötü bir katılım oluyor ve bir miktar veri çıkabiliyor. Bu grubu kurma nedenlerimden belki de en önemlisi, Kavaközü ve çevresi ile ilgili bilgi, fikir üretmek, şimdilik böyle gerçekleşiyor.
Yine öyle oldu. Yeni bilgiler geldi ve tekrar Sibila’ya gitmem gerektiği zorunluluk oldu. Kararımızı aldık. Gideceğiz. Ulaştığımız yeni bilgileri sahada test edeceğiz. Markete gidecek Yiğit’den çocukların sevdiği türden birkaç yiyecek almasını istedim. Hem o çalı çırpı işini yapar hem de bir miktar elma alır geliriz. Elmayı çok severim ve doğup büyüdüğüm köyümün elmalarını, hiçbir yerin elmaları ile değişmem.
Yine hareket saati kararı sıfır yedi, ama hareket saatimiz sıfır sekiz oldu. Bu tip yolculuklarda kahvaltıyı yolda ya da vardığımız yerde yapmak değişik olur, güzel olur. Bu defa Kavaközü (Sibila) Kanyonu içinde yaptık kahvaltıyı. Vadi formundaki kanyon yürünerek geçilebilen bir kanyon olmakla birlikte güçlü bir su varlığına sahiptir. Bulunduğumuz yer bir önceki yayla köyleri grup yolu köprüsünün olduğu yer. Ana yoldan iniş var. İnsanlar buraya kamp yapmaya geliyor. Ardıç ağaçları ile kaplı sürekli suyu akan güzel bir yer. Hal böyle olunca güze bir kahvaltı yaptık bizde. Buradan sonra Sibila on kilometre civarı.
Kavaközü Köprüsü civarında bu sıralar Karaman’dan Mut’a uzanan doğalgaz ana boru yatırma çalışması yapılıyor. Bir süre izledik. Köyün yamacına varınca Sadi ile karşılaştık. Armut topluyorlar. Kışın ciddi bir sağlık sorunu yaşadı Avni. Durduk. Uzunca sohbet ettik. Sağlık ve Kavaközü üzerine.
Doğrudan, yeni ulaştığımız Sibila bilgileri doğrultusunda köyün karşısı şeklinde ifade edilen yere geçtik. Buraya ulaşmak için Kara Çeşme, Ak Çeşme, Mandıra Çeşmesi’ni geçip, zamanında Kavaközü’nün uzun yıllar bakkallığını yapmış Hakkı Çetin büyüğümüzün evinin bitişiğindeki yine köyümüz büyüklerinden Mustafa Ak tarafından yapılmış çardağa vardık. Bu iki yapının sahipleri de şimdi dönüşü olmayan ülkede. Saygıyla, sevgiyle, minnetle selamladım onları. Şu an buradan, satırlarımdan da selamlıyorum. 9.10.2023
Devam edecek…
SİBİLA’DA BİR GÜN / 3
0
Paylaş
