Cami ana yapısına bitişik olarak yükselen tek ve kısa boylu sayılabilecek sesgelesi (minaresi) ise caminin yalın tarasımına eşlik eder. Cami dışına çıktığımızda, yerden tutup ölçüldüğünde tümü 21 metre yüksekliğe ulaşan sesgele (minare), gerçekte ana yapının dam düzeyinden başlayarak örülüp yükseltildiği için kendine özgü taş örümü yükseltilen bu gerçek boyutu 13 metre olarak kalır. Dolayısıyla cami ana yapısının yerden yüksekliği de 7 metre olarak elimizde kalmış olur. Dam düzeyinden yükselen bu sesgelenin kapı girişi yine dam düzeyinden, ancak ana yapının içinden verilmiştir. Sesgeleye giriş veren bu kapıya, ana yapı içinden yirmi ağaç basamakla çıkılıp ulaşılır ve sonra kesme taşla örülü sesgelenin içine girilip kırk sekiz taş basamak daha çıkılarak en son ezan okunan dolangının (şerefenin) kapısına gelinir. Burada dolangı kapısının üstüne denk gelen düzeyde ayrıca dört yana bakan dört göz tereze (pencere) açıklığı bırakılıp içeriye esinti girişi ve doğal aydınlatma sağlanmıştır. Artık bunların da üzerinde sesgelenin doruğu olan taşlar, içe doğru daraltılıp örüldüğü için kapanmıştır.
İlginçtir, Selçuklu dönemi eseri olduğu söylenen bu caminin temel oturumu yaklaşık 10 tutaç (derece) açıyla doğu yönüne kayarak Kabe yönünü kesin ve doğru ölçüde tutturamaz. Bu camiyle birlikte Silifke ilçesi topraklarında yer alan eski camileri incelediğimizde, yalnızca Sökün Camisi’ni yapan ustaların kesin kıble doğrultusunu yanılgısız bir biçimde başarıyla saptayabildiklerini dana önce belirtmiştik. Yeniden bilgi vermek gerekirse, Silifke kent içinden yaklaşık 1760 km kuş uçumu uzaklığı ölçülen Kabe doğrultusunun kesin yönünü, Silifke kent içi Reşadiye Camisi yaklaşık 20 tutaç (derece) açıyla, Taşucu Haliliye Camisi de yaklaşık 10 tutaç eğimle batıya kayarak ıskalamışlardır. Ancak bu sapmalar ve saptamalar sürekli değindiğimiz üzere yine de kılınacak namazın doğruluğuna kuşku düşürüp ve herhangi bir engel oluşturmaz.
Araştırma yazısı, ölçümler ve görüntülemeler: Aytaç Kurtuba
