FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber 20 Kasım 2023 26 Görüntüleme

SÖKÜN CAMİSİ / SİLİFKE

1913 yılında yapım aşaması biterek Müslümanların kullanımına açılan Sökün Camisi, yaşıtları olan Taşucu Haliliye Camisi’nden (1908) 5 yıl sonra, Silifke Reşadiye Camisi’nden (1912) ise yalnızca bir yıl sonra kapılarını namaz kılacak olanlara açmıştır. Silifke kent içindeki Alaaddin Camisi ile birlikte birbirine yakın olan 4 eski caminin tümü de tek sesgeleli (minareli) olarak yapılmıştır. Bu camilerden yalnızca Silifke Reşadiye Camisi’nin yapı geleneği gereği kuzey yüzünde olması gereken son gelenler bölümü, kent yolunun giriş kapısı önünden değercesine geçmesinden dolayı iki yana doğu ve batı yüzlerine ayrı ayrı yapılarak eklenmiştir.
Dıştan dışa taban oturumu ölçüldüğünde ana yapısı yaklaşık 12 metreye 12 metre eşit dörtgen, 145 metrekare temel üzerine tek katlı olarak yapılan Sökün Camisi’nin dura eti kalınlığı ölçüsü düşüldüğünde, içeride kalan namaz kılınabilir boşluk yaklaşık 130 metrekare kalır. Çok ilginç bir bilgi gibi dursa da tek katlı olarak yapılmış olan bu camide yapı durumundan dolayı doğal olarak kadınlar bölümü yer almaz. İçeride ölçülen boşluğa erkekler namaz kılmak için yerleştiğinde yaklaşık 200 kişiyi bir anda içeri alabilen bu caminin, dışarıda ilk girişte yer alan yarı açık son gelenler bölümü, kapı eşiğinde bırakılması gereken giriş geçişi boşluğu da düşülerek ek olarak 40 kişiyi daha bir araya getirir. İçeride ve dışarıda namaz kılacak olanları bu sayısal değerlerle birlikte topladığımızdaysa ortaya 240 kişilik bir topluluk çıkar.
Günümüzde Sökün ve Kurutuluş olarak iki ayrı adda ancak gerçekte bitişik duruma gelen bu kırsal yerleşimin olduğu dolayda, yaklaşık 100 yıl önce yapımı biten bu caminin 240 yetişkin erkeği bir araya getirebilmesinden yola çıktığımızda, burada o dönemde yaşayanların sayısıyla ilgili bir varsayımda da bulunabiliriz. Erken yaşta evlilikler ve çok çocuklu çekirdek yapının olduğu o dönemde içinde ergenlerin de olabileceği bu erkeklerin en azından 150 dolayı evliyse, evli erkeklerin sayısını eşleri ve çocuklarıyla çarptığımızda, caminin bu çevrede yaşayan en az 750 yada 1000 kişilik bir topluluk için yapıldığını söyleyebiliriz. Bu varsayımımızı, 2009 yılında basılmış olan Ahmet Uçar derlemesi eserde, Osmanlı ülkesinin son yüzyılı vergi varlığı bilgileri içinde okuyup edindiğimiz şu bilgiler de destekler. Bu basıma göre 1951 yılında adı Kurtuluş olarak değişen Çetrevilli yerleşiminde çiftçilikle geçinen 87 ev, Sökün yerleşiminde ise 29 ev sayılıp vergiye alınmıştır. Toplam 116 ev sayılan bu dolayda ev başına karı koca ve çocuklardan oluşan altışar kişilik çekirdek yapıların ulaştığı sayı 700 kişiye yaklaşır.
Sökün Camisi’nin eşit dörtgen oturumunu dikdörtgen duruma getiren yarı açık son gelenler (son cemaat) bölümü yapı geleneğine uygun olarak ana yapının kuzey yüzündedir. Caminin bu yüzünde, Taşucu yerleşimi içinde yaşıtı olan Haliliye Camisi’nde birebir örneği görüleceği üzere üç göz boşluk oluşturan iki akbeniz (mermer) dikili taş ve bu taşların dam eteğini alttan desteklediği üst araları atkılı geçiş süslemeyle örülmüş dura alınlığı vardır. 2018 yılında yapılıp 2019 yılında biten bakım onarım yenileme çalışmalarından önce bu dikili taşların yerinde, ilk yapılışına göre sonradan değiştirilip yapıldığı anlaşılan kalıp içi dökme harç (beton) görülmekteydi. Gerçeğine geri dönüş amacıyla yapılan bu yenileme çalışmalarındaysa bu kalıpla düzgün biçimlendirilmiş dökme harç yapay dikili taşlar sökülüp yerine yeni baştan üretim olduklarını çok belli eden akbeniz (mermer) dikili taş ve bu dikili taşların süsleme işçilikli alt ve üst taş başlıkları konulup yerleştirilmiştir.
DEVAM EDECEK…

Tema Tasarım | Osgaka.com