FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haber 8 Temmuz 2024 33 Görüntüleme

TÜRKİYE’YE TUZAK KURULDU FARKINDA DEĞİLİZ

Artık bize kurulan bir tuzak olduğunun farkına varalım. Türkiye, Suriye’nin kuzeyine girip kontrolü sağladıktan sonra, doğrudan Esad’a gidip hiçbir aracı kullanmadan pazarlık masasına oturmalı ve bunları ülkelerine göndermelidir.
Türkiye yardımsever, Hoş, yeri gelince dara düşmüş ülkelerin yanında olan bir ülkedir ama bu kadarı da bence fazla.
Suriyelilerin ülkemize savaşı mahana edip sığınmak amacıyla gelip yerleşmeleri bize güç devletlerin kurduğu bir tuzaktır. Bunun hala farkına varamadıysak diyecek bir şey bulamıyorum.
Neymiş Suriye’de savaş varmış. Ne savaşmış be yıllar geçti hala bitmeyen bir savaş. Geç onları kimi kandırıyorsunuz. Savaş olan bir ülkeye bayramlarda güle oynaya gidilmez. Gidildikten sonrada güle oynaya geri gelinmez.
Acıdık aldık içimize bağladık bir maaş verdik ellerine bir kart oh babam oh babam. Yaşantı süper niye gitsinler ki ben olsam da gitmem. Ee bize Türk milleti olarak topraklarımızda aynı haklar tanınıyor mu soruyorum size. Allah göstermesin bizim başımıza gelse hiçbir ülke bunları yapmaz.
Millet perişan bir emekli 10 bin lira maaşla nasıl geçineceğinin hesabını yaparken içi sızlıyor. Beslediğimiz yetmez gibi bey efendiler Bayrağımızı yakıyor. Araçlarımızı taşlıyor. Ülkemizde her türlü olayları da yapmaya başladılar. Neymiş misafirmiş. Misafir yıllarca kalmaz arkadaşlar bu kadarı da fazla.
Hele birileri var zaten beka diye diye cızık plak gibi başka bir şey bilmez söylenip durur. Ne oldu Her ilde ilçelerde dahil nüfusun yarısına yakın bir sayıya yaklaştılar başladılar pisliklere.
Bunların başımıza bela olduğunu fark edince de başladık görüşmelere. Neyi görüşü yon ya artık yeter bu milletin çektikleri. Türkiye’nin ekonomisini alt üst eden onlar nasıl geldilerse sınır dışı edecen olay bitecek.
Bunları sınır dışı ekonomi düzelir, hayat pahalılığı biter, işsizlik biter. Bizler Türk milleti olarak huzuru seven bir milletiz. Huzur içinde yaşamamıza devam ederiz. Kendi fakirimizi beslemiyor maalesef bunları besliyoruz.
Bakın size bir anımı anlatayım. İnanın söyleyeceklerimin içinde asla yalan yok. Bir gün Mut’ta Garanti bankası olmadığı için Silifke’ye gittim. Sabah erkenden ön sırayı aldım. Bankanın açılma saatine yakın bir baktım ki kocaman bir kuyruk var ama çoğunluğu Türkçe konuşmuyor. Kulak verdim dinledim Suriyeli. Neyse banka açıldı içeri ilk sıra bende olunca hemen bir çalışanın yanına oturup işlerimi yaptırmaya başladım. Merak ettiğim için sordum. Bunlar kim dedim bana abi bunlar Suriyeli ayda bir gelip maaşlarını alıp giderler dedi. Kim veriyor bu maaşı dediğimde ise elbette devlet veriyordur dedi. İnanın baktım kaldım.
Peki, buradan soruyorum kendi ülkemizin aç insanlarına neden bu şekilde yardım etmiyoruz. Emekliyi boğuyor çalışanı memuru boğuyoruz. Neyimiş insanlık yardımıymış başlarım öyle insanlık yardımından.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında İsrail ve ABD’nin ana hedefi hiç şüphesiz Suriye’nin parçalanmasıydı. Şimdilik bu hedeflerine ulaşamamış gibi gözüküyorlar. Bu iki ülkenin ana hedeflerinden vaz geçmemekle birlikte geçici bir taktik değişikliğine gittikleri anlaşılıyor. Tel Aviv ve Washington’un, Suriye’de şimdiki öncelikleri, İran’ın etkisinin kırılması ve PYD/YPG’nin koruma altına alınmasıdır.
İran, Suriye’den sonra sıranın kendisine geleceğini düşündüğü için yaklaşan saldırıyı ülke toprakları dışında önlemek maksadıyla başlangıçtan itibaren Suriye iç savaşına Esad’ın yanında müdahil oldu. Yıllardır da devam eden savaşta, yaşanan can kayıpları ve yapılan ekonomik harcamalar, İran kamuoyunda ciddi tepkilere sebep oluyor. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine müdahalesi sonrası İran, bölgeden çekilmeye zorlanacaktır. İran’ın çekilmesi, Tahran dahil herkesin işine gelecek gibi gözüküyor.
Esad yönetiminin ülkeyi kontrol edecek bir kara gücü yok. İran’ın çekilmesiyle birlikte ülkede ciddi bir güç boşluğu doğacaktır. Suriye merkezi hükümetinin arkasında sadece Rusya Federasyonu (RF)’nun sağladığı ateş desteğinden başka kayda değer bir kara gücü kalmayacak.
Türkiye ise yapacağı operasyonla 80 bin asker ile Suriye’nin kuzeyine girdiğinde, sahadaki en büyük güç olarak ülkenin kaderini belirleme imkânı olan en önemli aktör haline gelecek. Buraya kadar her şey kulağa çok hoş geliyor. Acaba öyle mi?
Ama tuzak var farkında değiliz. Amerika’nın IŞİD’e karşı sahada destek verdiği Kürt güçleri hedef almayacağı konusunda Türkiye’nin güvence verdiğini iddia ediyor. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleri yalanladı.
Artık farkına varalım. Suriyelilerin savaş nedeni sayarak ülkemize sığınmacı olarak gelmeleri ve hiç vakit kaybetmeden bakamayacakları çocukları olup nüfuslarını çoğaltmaları birer tuzak. Artık Türk vatandaşı bile olabiliyorlar. Bu demektir ki nüfusları çoğalınca söz sahibi olacaklar nasıl PKK’nın bir partisi olup meclise girdilerse bunlarda bir parti kurup meclise girecekler. Sorunumuz PKK olup bunlarla birlikte Suriye olarak karşımızda göreceğiz.
Artık farkına varalım daha beterini yaşamadan bunları artık yeter misafirliğiniz bitti deyip ülkelerine gönderelim.
Türkiye, Suriye’nin kuzeyine girip kontrolü sağladıktan sonra, doğrudan Esad’a gidip hiçbir aracı kullanmadan pazarlık masasına oturmalıdır. Hatta pazarlık bile yapmadan bunları sınır dışı edelim derim.
Farkındaysanız şehirlerimizdeki olayların yüzde 80’nini bunlar yapıyor. En son Kayseri ve bayrağımızı yakmaları artık sabrımızı bitirdi.
Benden demesi tabi büyüklerimiz daha iyisini bilir onların görüşlerine de saygılıyım.

İlginizi çekebilir

TEMEL MAKYAJ KURSLARI AÇILDI

TEMEL MAKYAJ KURSLARI AÇILDI

Tema Tasarım | Osgaka.com