Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Haber
  3. YÜNCÜ AHMET GÜNAY

YÜNCÜ AHMET GÜNAY

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Önceki gün sanalda paylaşmışlar. Akşamla gördüm. Yüncü Ahmet Günay vefat etmiş. Kelece Köy’de öğlen namazının ardından kaldırılacakmış. Dönüşü olmayan ülkeye!
Ahmet Ağa derdim kendisine. Onu görmek, üç beş kelime laf etmek için bilerek dolanırdım, evi bitişiğindeki iş yeri, yüncü dükkânına. Yakın zamana kadar, önünde oturur olurdu hep. Onu görmek için dolanayım dediğim her zaman, orada olacağından emin olurdum. Orada olurdu.
Arada sırada ihtiyacımız olurdu ürünlerine. Doğrudan yanında olurdum. Hem ihtiyacımızı alır hem de güzel bir sohbet eder hal hatırlaşırdık.
Çok üzgünüm çok!
Köklü, asil, sürekli, güvenli dostum. Dostu olmaktan, dostum olmasından mutlu olduğum. Yüncü Ahmet Günay…
Ortaokul vardı biz okurken.
İlkokul, ortaokul, lise.
Ortaokul birinci sınıfı, kale de halen okul olan binada okudum. Evimiz, Civcik Mahallesi Bulgurcular Sokak’taydı. Yüz metre kadar ilerimizde oturan Sami ve Fatma Ünal Oğlu Güngör Ünal ile gider gelirdik okula.
Şimdiki Mara Caddesi’nin bildiğim ilk işyeri bir eczaneydi ve ahşap bir binaydı. İş Bankası var şimdi orada. Bugünkü bankanın otuz metre kadar ilerisinde Ahmet Günay’ın marketi vardı. Herşeyi satardı. Şu an aklıma gelen, sıra sıra konmuş büyük şişelerde dizili renk renk kolonyaları. Okuldan çıkıp eve doğru ilerlerken Güngör’le marketine uğrar birer çikolata alır, yiyerek evin yolunu tutardık. Neredeyse her gün.
İlk o zaman tanıdım kendisini.
Orta boylu, hafif göbekli, hep gülümseyen, güven veren, cana yakın, insan odaklıydı.
Marketi bırakıncaya kadar market ihtiyaçlarımı ondan karşıladım.
Mut’un kredi kartı kullanan ilk altı insanından biriyim. İş Bankası’ndan kredi kartı alacağımda bir kefil istemişlerdi. Hemen bitişikteki Ahmet Günay abime gitmiştim, tereddütsüz. Hiç sormadan kefilim olmuştu. O gündür bu gündür o kartı kullanırım. Tek kefilim de o. 1994’de İnce Gıda Zeytinyağı Fabrikası’nı kurdum ve o bana müşteri oldu. Fabrikaya her gelişi ayrı mutlandırırdı beni. Bir defasında kan bağımda olan ve abi diyerek sevip saydığım bir yakınımın zeytini on sekiz kilodan bir kilo yağ verdi. Benimle selamı sabahı kesmedi ama kesti. Tahmin edersiniz hakkımda attı tuttu. Takip sezon başka bir yerde zeytinlerini yağa çevirdi. On sekiz yirmi kilo arasından olmuş bir kilo zeytinyağı. Ahmet Günay abimin yanında olduğu bir zamanda, “Bukay’ın günahını almışız. Çocuğun kusuru yokmuş” demiş. Ahmet Günay abim bunu bana anlattığında kan bağının değil can bağının daha önemli olduğunu bir defa daha anlamıştım.
Bir süre sonra marketi bırakıp yün işine geçti Ahmet Günay abim.Taş Köprü’nün yanına taşındı. Arkasından bende. Sonra evinin bitişiğine. Arkasından bende.
Evinin bitişiğinde yaptığımız bir sohbette Saypınar’dan geçen bir yolculuğa dair, peşinde olduğum bir hikâyeyi anlattı bana, ki benim için çok önemliydi.
Dönüşü olmayan ülkeye yolcu olmadan üç gün önce yine yanına uğramıştım. Dağcılık faaliyetlerimde kullandığım geniş, enli lastik, sürengeç örmek için ip almıştım. Konya’dan yeni dönmüştü. Daha önceki görüşmemizde bahsettiği tahlil sonuçlarını sormuştum. “Daha belli olmadı” demişti. Ayakta ve hareketliydi. Benim uygun bulduğum lastiği, onun uygun gördüğü sürengeç ipini almıştım. Yüz otuz beş lira tutan hesabın beş lirasını silip yüz otuz olsun demişti. Cüzdanımda olan doksan lirayı verip kırk lira borçlanmıştım. Bir gelişimde verecektim.
Bir Ahmet Günay vardı yaşamımda!
Şimdi bu satırları yazıyorum ya bir de müzik açık bilgisayarımda. Bir şarkı sesleniyor her zerresinde hüzün olan; “… Kal benim için.” diyerek. Sevdiğine sesleniyor dizeler. Dostum, Ahmet Günay Abim anlıyorum ben. Kuşkusuz maddeni, seni görmek için, yüncü dükkânından yana dolandığımda hayalimde göreceğim artık. Yaşamın, dostluğun ben yaşadıkça yanımda olacak. Dostlarımı tanırım. Onları kaybettiğimde ağlarım. Senin içinde ağladım.
Kalıyorsun benim için!

YÜNCÜ AHMET GÜNAY
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Mut'un Sesi Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.