Traktör harici otomobiller geçer otomobillerin de görünen hasarı yapma şansları pek olası değil. Bu arada dikkat ettim o ilk gördüğüm damga diyeceğim artık yenilenmiş köprüye konmamış. Bunun üzerine de söyleyecek çok şey olanaklı olsa da konumuzda daha fazla yeri olmadığı için söylemiyorum.
İkinci ve üzerinden geçerek ilerleyeceğimiz yenilenmiş köprüye varmamız çok sürmüyor. Pers Yolu’nu baştan sona kadar yürüyeceğimiz bir geçişin başında ve daha ısınma aşamasında olsak ve yirmi yedi kilometre sonra saat on yedi on sekiz civarlarında bacaklarımız tutulacak olsa da doğa yürüyüşçüsüyüz. Üstüne grupta bulunan her sincap köy çocuğu kökenli iyi yürüyüşçüyüz yani.
Bir hasar tanıklığı yapmadan geçtik ikinci köprüyü. Sevindik. Deliçay’ın akmıyor olması bu köprü içinde ciddi bir görsel yoksunluk kuşkusuz. Doğaya itiraz etmeye devam ediyoruz. Onun düzenine karşı insan düzeni. Çok isterim onu kırıp dökmeden uyumla bu yapılabilse. Doğa her canlı için. Dahası kendisi içinde var. İnsanın insan olma süreci tamamlanır mı acaba? Yoksa tam bir noktaya taşınmışken yeni süreçler mi başlar. Sanırım ikinci olur. Köprü çıkışı doğu ve batı yönlü yoğun gölgeler oluşturacak kadar büyüklüğe ulaşmış meyve bahçelerinin arasında kalmış toprak yoldayız. Burada da köy yollarının genelinde olduğu gibi özellikle de etrafında tarımsal sulama yapılan bahçe arası yollarda olan çamur su birikintileri yarılmalar burada da mevcut. Olsa da keyfimizi kaçırmıyor bu durum. Hareketli zeminler bizlerin sevdiği yerler. Halede gölgeler arasında kalmışsa. Öyleyken burada olmak çok zamanımızı almayacak. Keyifle yürüdüğümüz sakinlerinin bizden önce iletişime geçtiği yolun doğu yönünde yeni yapım köy mimarisine yabancı kent esintili yazlık konutlar var. Yaşam kıpırtıları olmayan. Kameralarla dört bir tarafı gözlenen. Bin metre rakım üzerindeki Karaman’da bahçe evleri zamanı gelmemiş görünüyor. Batı yöndeki köy mimarili yapılar daha bir bütünleşmiş ortamla. Doğu yöndekiler özelikle bulunduğu ortamdan özene bezene ayrıklaştırılmışlarken bu yöndekiler ortamlarında kaybolurcasına sarılıp sarmalaşmışlar. Bir kadın seslendi bahçe arasından döndük dikkatlice bakınca gördük: “Bu sene kalabalık değil gibisiniz. Buyurun gelin kahvaltı yapalım.” İçimizden halkla iletişime en açık olanımız cevapladı ablayı: “ Günaydın. Kolay gelsin. Bu yürüyüş kalabalık olan yürüyüş değil. Onu öbür ay yapacağız. Kahvaltıyı bir saat olmadı daha yapalı. Çok teşekkür ederiz. Başka zaman inşallah. Kolay gelsin sizlere.” diyerek. Derken ayaklarımız yola döşenmiş beton parkelerle buluştu. Güney yöndeki iki katlı evin balkonundan her geçişimizde bizi selamlayan ablayı aradı gözlerim, yoktu.
Şimdi içinde olduğumuz günümüzün Dere köyü 1075 yılları civarı Filaretos isimli bir Ermeni tarafından kurulmuştur. Türklerin henüz Anadolu’nun buralarına yerleşmediği zamanlarda. Anadolu Selçuklu Devleti ile Çukurova Ermeni Prensliği arasında sınır şehri hakimiyet işareti olarak. Doğu Roma her ne kadar Anadolu üzerindeki hakimiyetinin artık sonlarına gelmiş olsada sınırın iki yanındaki minik oluşumlar onun askeri değilse de siyasi kontrolü altındadır. Doğu Roma Alpaslan karşısında dağılınca bir süredir batı yönlü ilerleme içindeki Türk boylarının istilası altında olan Anadolu’da tam bir otorite boşluğu oluşur. Bu boşluktan yararlanma girişimlerine Roma’nın önde gelen bölgesel toprak sahibi generalleri de katılır. Bunlardan birisi Botaniates’dir. Filaretos, Botaniates emrinde olan bir Ermeni generaldir. Tarihin akışına bakınız ki sağ kolu en önde gelen yardımcısı Kapar isimli bir Türktür. Şimdi böyle yazdımsa da bilindiği gibi tarihsel olaylar ve tavırlar kendi döneminin koşulları içinde ele alınıp değerlendirilir. Kapar için de bu geçerlidir. Kendi döneminde Kapar kendini Türk olarak tanımlamaz. O Kapar’dır. Kişisel yararları neyi gerektirirse öyle davranır. Anadolu Selçuklu Devleti de Türk kökenlidir ama Türk devleti değildir. O kurucusu Selçuk Bey’in devletidir. Nitekim devlet Kılıç Aslan tarafından yıkılıp yok olmadan önce on bir oğlu arasında pay edilir.
Devam edecek. 8 Temmuz 2026.
30 M – L 1190 7 H – C / III. HAÇLI ORDUSU / 6
0
Paylaş
