Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Haber
  3. Gündem
  4. BÜYÜK YAŞAMLARDAN KÜÇÜK KESİTLER / 19

BÜYÜK YAŞAMLARDAN KÜÇÜK KESİTLER / 19

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir haftadır parktaki sabah yürüyüşlerimde bir kadınla karşılaşıyorum. Benden birkaç yaş büyük gibi. Ben yürüyorum o oturuyor. Neden oturduğunu bilmiyorum.
Nedense bugün, tam önünden geçerken beni durdurdu. Durunca daha bir dikkatli baktım yüzüne. Gözleri bomboştu ve korkunçtu! Sözleri de öyleydi:
“Gardaş bee, insanın canına tak ettiyse bu dünya, canına kıymaktan başka yolu kalmamışsa, bunun en kolay yolu nedir, bunu bana deyver ha!?”
Donakaldım bir anda ve şunu söyleyebildim ancak:
“Üç gün süre verir misin bana? Yanıtını üç gün içinde sana söyleyeceğim!”
Ağır bir şok yaşıyordum, yolda hiç tanımadığım birisiyle karşılaştım. Aynı soruyu bu kez ben ona sordum. “Delirdin mi arkadaş sen” diyerek, arkasına bile bakmadan çekip gitti.
Eve nasıl geldiğimi bilmiyorum. Aklımı mı oynattım, bunu da bilmiyorum.
İnsan olmanın sorumluluğu yaşamaktan ağırdı. Duramadım. Aklımda henüz hiçbir yanıt yok, öylesine çıkıp gittim parka doğru.
+++
Birisi alnı sakar bir oğlak, birisi bir yıllık bağırtkan bir bebek.
İkisinin de anası öldü.
Oğlağa katran dalıyla yeni bir ana bulundu. Arkasından da keçi oldu, günü geldi kurban oldu.
Bebeğeyse bulunamadı ne yeni bir ana, ne de devlet ana. Arkasından da dilenci oldu, dolandırıcı oldu, günü geldi yaşama kurban oldu.
+++
Cevizli şeker bandırmasını (halk arasında sadrazam da deniliyordu) çok seviyordu. Pekmezlisini de sevebilirdi belki; ama o hem çok pahalıydı, hem de şekerli olan kadar etkili değildi, iliklerine kadar yayılan özel bir keyif vermiyordu.
Ama iki sorunu vardı. Birincisi sağlıktı, aşırı kiloluydu, hatta çok ilerlememişse de şeker hastasıydı. İkincisi ev halkıydı, onların şekerden, şekerli yiyeceklerden uzak durması, “bandırma hastalığına” yakalanmamasıydı.
Hastalığı ağır basıyordu…
Dayanamadı bir gün. Bir kilo bandırma alıp, atlayıp arabasına, dağa gitti. Orada doya doya yiyecek, yürüye yürüye de yediğini eritecekti.
Dağda tanıdık bir çobanla karşılaştı. Bandırmaya ortak etti onu. Böylece de büyük bir sıkıntıdan, belki de ölümden kurtuldu Tosun Ali.
+++
Bu yıl çok zor geçti onun için. Coranadan annesi öldü bir, işten atıldı iki, iki kez soyuldu üç!..

BÜYÜK YAŞAMLARDAN KÜÇÜK KESİTLER / 19
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Mut'un Sesi Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.