6.GÜN:
Tur grubu Paris gezilerine devam ederken, 5-6 aile otelde kaldık. Hava yağışlı, tur da yorucu olacaktı. Otel lobisinde sohbet güzel oldu. Paris ten dostlar ziyarete gelecekti. Ancak gelemediler. Saat 17.00’de Paris’ten ayrıldık.
Alsace /Strasburg kenti büyüleyici, 1988 yılında UNESCO Dünya Kültür mirasları listesine alınan 1991 yılından bu yana Avrupa Parlamentosuna ev sahipliği yapan kenti gezmek büyük zevk verdi. Özellikle kent trafiğine kapalı olan Gutenberg Meydanı ve heykeli bir anlam katıyor.
Yapımı 3-4 asır süren Notre Dame Katedralini adım adım geziyoruz. İbadet için gelen gruplar geliyorlar. Rehberleri onlar ile birlikte coş oluyorlar. Dualarını edip, niyaz ediyorlar. Mumlarını yakıp, dilek diliyorlar. Görevli yok, ama 2 Eroo’ya mum parasını bağış kutusuna atıp, İsa’ya, Tanrıya mum yakıyorlar. Aydınlık, şavk oluyor. Göklere yükselen sütunlar. Tavan cam freskleri. Başını kaldırınca göklere ulaşıyorsun. Tanrıya ellerini açıp dua ediyorsun.
Mosella nehri diğer nehirler gibi can katıyor. Sanayi yanında tarım da üretim devam ediyor.
Savaşsız yıllarda başlayan saray, katedral, kültür merkezileri, barış dönemince hızlanmış. Eh 3,3 asır süren inşaat dönemleri. Her döneme ait süslemeler yerini almış.
Kentlerde sokak meydanlarına çok önem vermişler. Çalışan, evinde bunalan toplum, kendini sokaklara atıyor. Eh bunlara yurt dışından gelen gezginler eklenince, adım, adım gruplar gidip, geliyorlar.
Ülkelerinden buralara gelen insanlar, kendi ülkelerine dönünce mutlu oluyorlar. Kendilerinde olmayan, eksik olan yapılar için, eziliyorlar.
Toplum kültür ve sanat ile yoğrulmuş uslar, biraz ufku açık yöneticiler ile tarihten gelen sanatı, devam ettiriyorlar. İkinci dünya savaşından çıkan Almanya, Fransa ilk olarak Opera, Bale ve Tiyatro salonlarını elden geçiriyorlar.
7. GÜN:
Luksenburg’a ulaştığımızda, bizi tarihi köprü karşılıyor. Küçük bir kent, ama dünyanın ekonomi merkezi konumunda, dünyanın ticareti, ama her şeyden önce borsası burada kurulmuş. Demir, Çelik sanayi yanında Avrupa’nın ortasında ekonomi çarkları burada atıyor. Ülke, kent varsıl yaşama devam ediyor. Yerel belediyeler ulaşımı ücretsiz yapmışlar. Özel araç görmek zor. Durakta orta kapıdan binip, arka ve ön kapıdan iniyorlar.
Sokaklar, ana caddeler tertemiz. Şirket merkezleri binalarda, tarihi binalar içinde hizmet yapıyor. Kimi şirketler arsa almış, adreslerini orada gösteriyor.
Bu kentte, UNSECO Dünya Mirasları Listesine alınarak koruma altına alınmış. Orta yerde meydanda konserler veriliyor. Biz alanı gezerken, tırlardan ses, görüntü, ışık cihazları indiriliyordu. Konser hazırlığı devam ediyordu.
1995, 1997 yıllarında 2 kez Avrupa Kültür Başkenti olma başarısını elde etmiş.
Bizler Lüksemburg katedralini gezerken, kilise çanları çalmaya başladı. İnanlar sıra sıra geldiler. İçeri girdiler.
Onlar hem gezdiler, hem de ibadetlerini yerine getirdiler.
Oradan ayrıldık. Yollar da bakım çalışmaları varmış, bizi tali yollara gönderildik. Biraz zaman aldı. Ama araçta doğal güzellikleri görmeye devam ettik.
Son durağımız Outlet Center/ Hormonda oldu. Büyük, tek katlı binalardan oluşan alış veriş merkezi. Sokaklar ve iç içe geçmiş mağazalar. Ülkemizde tanıdığımız ayakkabı, giysi firmaları burada yer alıyor. Kolombiya, İkaa, Amazon vb. firmaların satış mağazaları. Yeme, içme yerleri. Girişte dağıtılan indirim kartları ile gruplara % 50’ye varan özel indirimler. Çantalar, doldu, yeni valizler alındı.
20.30’da kalkacak uçak için yola koyulduk. Çukurova’dan geldiğimiz Duesseldorf Hava limanına zamanında yetiştik. Kaptan Kadir Yalçın bizi girişte uğurladı. Rehberimiz Sabriye Manea içeri girdi, eşya alanların çet işlemine yardımcı oldu. Birkaç saat sonra yeni gelecek grubu karşılamak üzere vedalaştık.
Yaklaşık 30 yıldır Avrupa ve Türkiye’de rehberlik yapmış. Anlatımları ile bizleri büyüledi. Avrupa’nın orta yerinde Paris’te yaşamak. Turlara rehberlik etmek, eşine, iki çocuğu ile ilgilenmek. Zor bir iş. Ama severek yapınca kolay kılınıyor. Tek kusuru var, gezilerde çok hızlı yürüyor. Eh bizim gibi genç yaşlılar zorlanıyoruz. Çocuklu aileler de var.
“Koz ailesi haydin yetişin.”
Tatil Tur İstanbul, Marina Tur Mersin seyahat acenteleri birlikte bu turu düzenlemişler. Rehber hem işletmeci, hem de rehberliğini yapıyor. Dile kolay 30 yıldır bu işi yapmak. Yol, sokak derken, kaybolmadan evimize geldik. 56 yıllık bir hayal gerçek oldu. Paris’i de gördük hoynu…
Çukurova Hava Limanından 41 dost, gece 02.00 civarında Batman, Adana, Mersin’deki evlerine gittiler. Bir hafta boyunca birlikte gezdiler, birlikte sevinç duydular. Bebek arabasında çocuklar, sallana sallana giden yaşlılar. Her biri tanış oldular. Otobüs arkasında zaman zaman bebek korosu ortaya çıktı. Ortak paydamız vardı. Gezgin olmak.
Yeni gezilerde buluşmak. Yeni dostlar edinmek…
