“Ben Murat … Yetmişlerin sonu, çocuğum daha, okul yıllarım. Tuğrul köyü ile Kurtuluş köyü arasında davar güderim. Bir gün köyden Mehmet Efendi diye birisi eşeği ile oduna geldi.
“Yahu çocuğumuz, bana biraz odun edelim ha” dedi.
“Tamam Mehmet amca” dedim ben de.
Diyeceğim; odununu yaptık, eşeğini yükledik, gitti bu. Giderken de:
“Çocuğumuz sigara içer misin sen?” diye sordu.
“Eh, içerim” dedim ben de.
Bir hafta sonra yine geldi bu. Bir poşet getirmiş. İçinde de biraz fıstıkla bir Maltepe sigarası var. O yıllarda da Maltepe ve Samsun ağa sigarası, Bafra, Birinci, İkinci gariban işi.
Yine odununu yaptık, eşeğini yükledik, gitti.
Bir hafta sonra bir daha geldi. Bu kez Samsun sigarası ile kuru incir getirdi.
Yine aynı, sürdü gitti odun yüklü eşiğini.
Biseğil sonra yine çıktı geldi bu. Yalnızca İkinci sigarası getirdi, yiyecek yok.
“Çocuğumuz bunu niye getirdim biliyon mu?”
“Bilmiyorum.”
“Bunu sen içmeyeceksin, ben de getirmeyeceğim.”
“Niye amca?”
“Anan Tokalı Şerif’le bir ferman yollamış bana, “Köyde Mehmet Efendi diye biri varmış, bizim dölü (oğlanı) sigaraya alıştırırmış, onun yanına varırsan ona söyle, onun yanına varırsam iki ayağını bir pabuca sokarım sonra!” demiş.”
Arkasından da ekledi:
“Çocuğumuz, benim bir ayağım iki pabuca zor olur zaten. Bu yüzden işim zor benim!”
İşte yıllar sonra bu adam benim kayınbabam oldu.”
+++
“Hacıahmetli Köyündenim. Şimdi Pınarbaşı ya, eskiden Üçbey Mahallesiydi oturduğumuz yer. Annem, babam, bir de teyzemler ekin dermeye gittiler taa Sakız denilen yere. Üç dört gün gelmediler. Kardeşlerimiz evimizdeydik ama annemiz komşumuz bir kadına teslim etmişti bizi, “göz kulak oluver” diye.
Sekiz on yaşındayım daha. Emine’ydi kadınının adı. Bir gün dedi ki bana, “Oğlum zaten sapsarısın bak, kaşların daha bir sarı, eline bir jilet al en iyisi sen, kazı bunları, yerine yarın kapkarası çıkar.”
Ne yapayım, inandım, bir jilet bulup kaşıdım kaşlarımı ben de.
Uleennn, başladı herkes benimle gırgır geçmeye!
Neyse babamgil geldiler bir iki gün sonra… Bir baktı babam bana:
“Ulenn, neci bu böyle! … Seytana dönmüşsün temelli hoynu!..”
Sağlıkla, sevgiyle, saybanla…
