Her ne kadar sözler tutulmayacak, anlaşmaya uyulmayacaksa da Anadolu’dan güvenli geçiş garantisi almıştır. Diğer yandan Çarşaklı Boğaz’dan sonra kendisini karşılayacak olan Laranda’ya kadar bölgenin hakimi Çukurova Ermeni Prensliğinin kuzey sınırlarını Laranda’dan itibaren koruyan ve tahkim edilmiş kale kent konumlu, eteklerinde çok büyük sulak ve yeşil alanlar bulunan, sarp bir tepenin başındayerleşik bölgenin Kilikya olduğu dönemde bir Pers Çaparhane – karakolu olarak kurulmuş Sibilia hakimi Ermeni Prensi tarafından rota hakkında bilgilendirilmiştir. Bilgileri dahilinde henüz güvenli bölgeye ulaşmadığını düşünen Friedrick güvenlik telaşı gereği Punura’ya gelince kendilerinin bırakılması gerektiğini kendisine söylendiği gibi Selçuklu asili Sultan Kılıç Aslan’ınemiri ve yakını olmadıklarını söyleyen Selçuklu rehineleri bırakmaz. Henüz Çarşaklı Boğaz geçilmemiştir. Bölge hakimi Sibilia Ermeni Prensliği güçleriyle buluşulmamıştır.
Barbarossa ve ordusu için çok tehlikeli Çarşaklı Boğaz,Pers Yolu’nun burayı kültür yolu olarak yürüyerek geçen sincaplar tarafından çok sevilen bir kısmıdır. Eminim Axel’de çok sevmiştir. Telefon iletişimine iletişim dağımız Kestel Dağı görüş alanımız dışında olduğu için yaklaşık olarak Çarşaklı çıkışına doğruya kadar kapalı olduğu için diğer zamanlarda olduğu gibi Axel’le de iletişim kuramadık. Kurabilmiş olsaydık eminim onun da Çarşaklı Boğaz güzelliğine dair söyleyecekleri olurdu. Zira boğaz geçilirken her aktivitede sohbet konusu buranın barındırdığı güzelliklerdir ki kültür yolları yürüyüşçüleri böylesi güzellikler sunan kendilerini zorlayan yolları severler.
Axel’in Göl civarında olduğunu gösteren Whatsapp fotoğrafını aldığım zamandan itibaren fotoğraflamasını isteyeceğim Kocaçam’a ulaşabileceğini öngördüğüm zamanda tekrar aradım kendisini. Arıyorum zira onunla yaptığımız bu yolculuğun Pers Yolu’nun tanıtımına dair önemi konusunda kendisine bizim hedeflediğimiz tanıtım düzeyini yeterince anlatamadık ki istediğimiz bazı şeyler çok istememize rağmen olmuyor. Kaçırdıklarımız dışında daha fazlasını kaçırmak istemiyoruz derken tam isabet oldu ve Örendenyaka eteğinde ulaştım kendisine. Bunu olduğu yeri gösteren bir fotoğraf istememden sonra attığı fotoğraftan anlıyorum ki 1977 yılında Yukarı Kömürcü Çayı üzerinePers Yolu’nun endüstri miraslarından biri olan yaklaşık beş yüz metre kadar geride kalmış Kara Değirmen’e ulaşım kolaylığı için babam Muhtar Yunus Nadi İnce tarafından yaptırılmış beton köprüyü yeni geçmiş. Fotoğrafı görünce duygulandım. Köprünün olduğu yerde köprünün yapıldığı zamanlar Yukarı Kömürcü Çayı yayvanlaşıp genişlerdi. Bu durum orada zeminin toprak ve çayırlık olmasından kaynaklanan basit bir bataklık oluşumuna neden olurdu.. Burayı geçmekte zorlanırdı Kavaközülüler. Değirmen Boğazına, Kara Değirmen’e, Koyunyunağı ve ötelere geçmek istediğinde. Burada bir iyileştirme ihtiyacının sonucuydu bu beton köprü. Yapıldıktan çok sonra amacı iyice dolan çay yatağını derinleştirerek etrafındaki arazilerde neden olduğu ötekleşmeyi gidermek olan sıkı bir derinleştirme çalışması yapıldı çıkışından Kömürcü Çayı’na döküldüğü yere kadar köprü korunarak. Burada muhtarı benim içinse babamı tebrik etmek gerekir zira o günün koşullarında yapılmış bir köprü olarak halen bugünün koşullarındaki ihtiyacı da karşılamakta. Köprünün kuzey yönünde yüz metre kadar ilerisinde Kavaközü’nün efsane Efe Dedesi’nin artık yerinde olmayan devasa söğüt ağacı geldi gözlerime. Odak bir söğüttü. Çocukluğu yaz dönemi tamamen Kömürcü’de geçmiş benim için ayrıcalıklı bir oyun alanıydı. Birkaç satır yukarıda konu ettiğim çay derinleştirmesinde çay yatağını böğediği nedeniyle sökmüşler. Söküldüğünden kısa bir süre sonra henüz yaş ve devrik bir söğüt olarak gördüğümde çok üzülmüştüm. Axel’in attığı fotoğrafda olduğu yer görünüyordu. On yılları bir anda yaşatan kısa bir duraklama anındabütün bunları yaşayıp bugüne döndüm ve Axel’in Kocaçam’ın yerini soran mesajına cevap verdim.
“Fotoğraf da görünen sapaktan (Efe Dede’nin söğütünün olduğu yer oluyor burası)üç yüz metre kadar ilerleyip hafif bir tırmanış yapacaksın. Tırmanmanın başladığı yerde bir çeşme var. Suyu çok az akan tekneli ve betonarme. Etrafında kavak ağaçları var.
12 Mayıs 2026. Devam edecek.
PERS YOLU’NDA BİR FRANSIZ – 7
0
Paylaş
