1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fatma Kaplan
  4. BİR YIL ÖNCE AÇILAN BİR KAPI: İYİ HİSSETME HALİ
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BİR YIL ÖNCE AÇILAN BİR KAPI: İYİ HİSSETME HALİ

featured

Hayatta bazı günler vardır; takvimde yalnızca bir tarih olarak kalmaz. Bir hayalin gerçeğe dönüştüğü, verilen emeklerin karşılığını bulmaya başladığı ve insanın kendi yolculuğuna dönüp “İyi ki cesaret etmişim.” dediği özel anlara dönüşür.
Benim için de bir yıl önce böyle bir gündü.
Büyük bir heyecan, emek ve umutla kendi iş yerimin kapısını açtığım gün…
Bugün ise o günün üzerinden tam bir yıl geçti.
Üstelik bu özel gün, benim için yalnızca iş yerimin birinci yıl dönümü değil. Aynı zamanda yeni yaşıma adım attığım gün.
Bir tarafta mesleki hayatımda attığım önemli bir adımın birinci yılını geride bırakmanın mutluluğu, diğer tarafta yeni bir yaşın getirdiği heyecan…
İki güzel başlangıcın kesiştiği, benim için çok özel bir gün.

Bir hayalin gerçeğe dönüştüğü gün

Diyetisyenlik benim için hiçbir zaman yalnızca bir meslek olmadı.
Yıllar içinde edindiğim bilgi, deneyim ve mesleki birikim; insanlara sağlık yolculuklarında eşlik etme isteğimi her geçen gün daha da güçlendirdi.
Kendi iş yerimi kurma fikri de aslında uzun zamandır taşıdığım bir hayaldi.
İnsanların kendilerini rahat hissedebilecekleri, bedenlerini daha iyi tanıyabilecekleri, beslenme alışkanlıklarını sorgulayabilecekleri ve sağlıkları için sürdürülebilir adımlar atabilecekleri bir alan oluşturmak istiyordum.
Bir gün o hayal için cesaret ettim.
Ve kapısını açtığımda karşımdaki yalnızca yeni bir iş yeri değildi.
Yıllarca verdiğim emeğin, mesleğime duyduğum sevginin ve geleceğe dair umutlarımın somutlaşmış hâliydi.

Burası benim için yalnızca bir iş yeri olmadı

Geçtiğimiz bir yıl boyunca burası benim için yalnızca danışanların gelip beslenme hizmeti aldığı bir yer olmadı.
Her görüşmede yeni bir hikâyeye tanıklık ettiğim, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerine, bedenlerini tanımalarına ve sağlıklarına daha bilinçli yaklaşmalarına eşlik ettiğim özel bir alan oldu.
Klinik beslenmenin yanı sıra fonksiyonel beslenme, bariatrik cerrahi sonrası beslenme ve bitkisel destekler alanındaki bilgi ve deneyimlerimi de kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımın bir parçası hâline getirmeye çalışıyorum.
Benim için önemli olan yalnızca bir beslenme programı hazırlamak değil.
Kişinin yaşam tarzını, ihtiyaçlarını, sağlık durumunu ve günlük hayatını dikkate alarak; uygulanabilir, gerçekçi ve sürdürülebilir bir beslenme yaklaşımı oluşturabilmek.
Çünkü sağlık yalnızca tartıdaki bir rakamdan ibaret değil.
Bazen bir insanın aynaya bakışının değişmesi…
Bazen yıllardır ertelediği sağlığına yeniden önem vermesi…
Bazen bedeninin verdiği sinyalleri fark etmesi…
Bazen de sadece “Kendimi daha iyi hissediyorum.” diyebilmesi…
İşte bütün bunlar, yaptığım işin benim için neden bu kadar değerli olduğunu anlatıyor.

Bir yılın en kıymetli anları

Geride bıraktığım bu bir yıl içerisinde birbirinden farklı hayatlara, hikâyelere ve hedeflere eşlik ettim.
Her danışan görüşmesi, her güzel geri dönüş, her küçük değişim ve atılan her adım benim için ayrı bir anlam taşıdı.
Çünkü bazen büyük değişimler küçük adımlarla başlıyor.
Bir kişinin kahvaltısını düzenlemesi…
Su tüketimini artırması…
Kendi bedenini dinlemeyi öğrenmesi…
Yemekle kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirmesi…
Ya da kendisi için ilk kez gerçekten zaman ayırması…
Bunların her biri çok kıymetli.
Ve bütün bu süreçlerde benim için en güzel cümlelerden biri hep aynı oldu:
“Kendimi daha iyi hissediyorum.”
Belki de yaptığım işin özeti tam olarak bu.
İnsanların yalnızca fiziksel olarak değil; yaşamlarının farklı alanlarında kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sunabilmek.

“İyi Hissetme Hali”

Bu anlayış zamanla benim için yalnızca bir ifade olmaktan çıktı ve mesleki yaklaşımımın önemli bir parçasına dönüştü:
İYİ HİSSETME HALİ.
Çünkü iyi oluş; yalnızca hastalık ya da sorunların olmaması değil; bireyin fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan kendini iyi hissederek yaşamını değerleri doğrultusunda sürdürebildiği, hayatından doyum aldığı ve potansiyelini gerçekleştirebildiği bir yaşam hâlidir.
Beslenmenin de bu bütünün önemli parçalarından biri olduğuna inanıyorum.
Bu nedenle amacım insanlara yalnızca “ne yemeleri gerektiğini” söylemek değil; kendi bedenlerini tanımalarına, ihtiyaçlarını fark etmelerine ve yaşamları içerisinde sürdürülebilir sağlıklı alışkanlıklar oluşturmalarına eşlik etmek.
Çünkü sağlıklı yaşam, kusursuz olmak değil.
Kendimiz için daha iyi seçimleri, kendi hayatımızın gerçekleri içerisinde sürdürebilmektir.

Açılış günüm…

Bir yıl önce iş yerimin kapısını ilk kez açtığım gün ise bütün bu düşüncelerin başlangıç noktasıydı.
O gün yaşadığım heyecanı bugün hâlâ hatırlıyorum.
Yıllardır hayalini kurduğum bir şey artık gerçeğe dönüşmüştü.
Ama o günün benim için bir başka anlamı daha vardı.
Bu başlangıcı tek başıma yaşamıyordum.
Açılışımıza gelen, güzel dilekleriyle yanımda olan, çiçekleriyle, hediyeleriyle, samimi sözleriyle ve güzel enerjileriyle mutluluğumu paylaşan herkes bu hikâyenin ilk tanıklarından oldu.
O gün kapıdan içeri giren her misafirin bende ayrı bir hatırası kaldı.
Bu nedenle bugün, birinci yılımı geride bırakırken özellikle teşekkür etmek istiyorum.
İyi ki geldiniz.
İyi ki sevincime ortak oldunuz.
İyi ki o özel günün anısını benimle birlikte biriktirdiniz.

Bu yolculukta emeği olan herkese…

İnsan hayatındaki hiçbir başarı yalnızca tek bir kişinin hikâyesi değildir.
Bugün sahip olduğum noktaya gelirken bana inanan, cesaretlendiren, destekleyen ve ihtiyaç duyduğum her anda yanımda olan insanlar oldu.
Ailemin, dostlarımın, meslektaşlarımın ve çevremdeki güzel insanların desteği benim için her zaman çok kıymetliydi.
Bazen bir telefon…
Bazen bir mesaj…
Bazen “Sen bunu başarırsın.” diyen tek bir cümle…
İnsana düşündüğünden çok daha fazla güç verebiliyor.
Bu nedenle bugün, bu yolculukta bana destek olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Ve elbette bu hikâyenin en önemli parçalarından biri olan danışanlarıma…
Bana duyduğunuz güven, hayatınızdan ve hikâyelerinizden bir parçayı benimle paylaşmanız, birlikte çıktığımız bu yolda attığınız her adım benim için çok değerli.
Sizlerden öğrendiğim çok şey var.

Bugün…

Bugün geriye dönüp baktığımda içimden üç cümle geçiyor:
İyi ki cesaret etmişim.
İyi ki başlamışım.
İyi ki bu yolu seçmişim.
Bir yıl önce açılan o kapının ardında bugün yüzlerce anı, pek çok güzel hikâye ve unutamayacağım nice insan var.
Şimdi ise önümde yeni bir yıl, yeni hedefler ve yeni hikâyeler var.
Yeni yaşıma adım atarken, mesleki yolculuğumun da yeni bir yılına başlıyorum.
Dileğim; bundan sonraki yıllarda da aynı heyecanı koruyarak, bilimin ışığında, kişiye özel ve sürdürülebilir bir yaklaşımla daha nice güzel hikâyeye eşlik edebilmek.
Daha nice insanın kendisi için bir adım atmasına…
Daha nice kişinin bedenini tanımasına…
Daha nice “kendimi daha iyi hissediyorum” cümlesine tanıklık edebilmek.
Ve bugün bu özel günü benimle paylaşan herkese bir kez daha söylemek istiyorum:
İyi ki varsınız.
İyi ki bu yolculuğun bir parçasısınız.
Bir iş yeri bir yılını doldurabilir.
Bir insan yeni bir yaşa girebilir.
Ama bazı başlangıçlar vardır ki her yıl yeniden anlam kazanır.
Benim için bu başlangıcın adı:
İYİ HİSSETME HALİ.
Birinci yılıma…
Yeni yaşıma…
Yeni başlangıçlara…
Daha nice sağlıklı, güzel ve iyi hissettiren yıllara…
İYİ HİSSETME HALİ ile nice yıllara.

BİR YIL ÖNCE AÇILAN BİR KAPI: İYİ HİSSETME HALİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Mut'un Sesi Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.