1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fatma Kaplan
  4. DİYETİSYENLİKTE ÖLÇMEK: BİR TERCİH DEĞİL, MESLEKİ SORUMLULUK
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DİYETİSYENLİKTE ÖLÇMEK: BİR TERCİH DEĞİL, MESLEKİ SORUMLULUK

featured

Vücut Analiz Cihazıyla ilgili son dönemde çok sık aldığım soruların cevabına bu haftaki köşe yazımda değinecek olursak; aslında bu sorunun cevabı herhangi bir marka tercihinde değil, mesleğimizin tanımında saklıdır.
Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’te diyetisyenlik mesleğinin görev tanımı içerisinde yer alan bir ifadeye özellikle dikkat çekmek istiyorum.
Diyetisyenlik mesleğinin görev tanımında; “Bireylerin hastalığına, antropometrik ölçümlerine, laboratuvar bulgularına ve tedavisine uygun olarak besin öğesi gereksinmelerini belirler, diyet tedavilerini ve beslenme eğitim hizmetlerini planlar, uygular ve izler.” ifadesi yer almaktadır.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir kavram var: Antropometrik ölçümler. Çünkü antropometri, diyetisyenlik pratiğinin yalnızca yardımcı bir unsuru değildir. Antropometri, bilimsel beslenme yaklaşımının temel yapı taşlarından biridir. Bütünsel bakış açısının sayısal karşılığıdır. Bireyin mevcut durumunu anlamamıza, değişimini takip etmemize ve beslenme yaklaşımımızı ölçülebilir verilere dayandırmamıza yardımcı olur.
Antropometrik değerlendirme, dediğimizde yalnızca tartıda görülen kilogramdan bahsetmiyoruz. Vücut ağırlığı, boy uzunluğu, beden kitle indeksi, bel ve kalça çevresi, çeşitli vücut çevre ölçümleri, vücut yağ oranı, kas kütlesi ve segmental dağılımlar gibi pek çok farklı parametreyi objektif, karşılaştırılabilir ve izlenebilir şekilde değerlendirmekten söz ediyoruz.
Çünkü diyetisyenlik yalnızca kilo vermeyi ya da kilo almayı takip etmek değildir.
Bugün danışanımızın vücudunda nelerin değiştiğini anlamak; yağ kütlesinin, kas kütlesinin ve vücut kompozisyonunun nasıl şekillendiğini değerlendirmek ve bu değişimleri zaman içerisinde takip edebilmek, mesleki uygulamanın önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle benim için;
Diyet programı → ölçüme dayanmalıdır.
Besin gereksinimi → veriye dayanmalıdır.
Tedavi yaklaşımı → objektif değerlendirmelerle desteklenmelidir.
Takip süreci → yeniden ölçüm ve değerlendirmelerle doğrulanmalıdır.
Çünkü basit ama çok önemli bir gerçek var: Ölçmediğimiz şeyi yönetemeyiz.
Yönetemediğimiz bir süreci ise bilimsel olarak değerlendirmek ve savunmak mümkün değildir.
İşte benim Tartı’yı tercih etme sebebim tam olarak burada başlıyor.
Bu tercih benim için yalnızca bir cihaz ya da marka tercihi değildir. Benim için bu, mesleğimi bilimsel veriler ışığında uygulayabilmeme yardımcı olan bir araçtır.
Elbette hiçbir cihaz tek başına diyetisyenlik mesleğinin yerini tutmaz. Ölçüm sonuçlarının doğru şekilde alınması, doğru yorumlanması ve bireyin klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi asıl önemli noktadır. Çünkü teknoloji bize veri sunar; o veriyi anlamlandıran ise mesleki bilgi, klinik deneyim ve bilimsel bakış açısıdır.
Bugün diyetisyenlik pratiğini yalnızca “kaç kilo verdin?” sorusuna indirgemek artık yeterli değildir.
Asıl soru, vücudunda ne değişti?
Yağ ve kas dağılımında nasıl bir farklılık oluştu?
Bu değişim sağlıklı ve sürdürülebilir mi?
Beslenme planımız beklediğimiz sonucu oluşturuyor mu? Ve en önemlisi, elde ettiğimiz objektif veriler doğrultusunda bundan sonraki süreci nasıl şekillendirmeliyiz?
İşte antropometrik değerlendirme bu sorulara cevap verebilmemiz için bize önemli bir yol haritası sunar.
Benim için tartı, bu yol haritasını oluşturmaya yardımcı olan teknolojik araçlardan biridir.
Çünkü sağlık hizmetinde ölçüm yalnızca bir sayı görmek değildir.
Ölçmek; anlamaktır.
Anlamak; doğru yönlendirmektir.
Doğru yönlendirmek ise bilimsel ve nitelikli sağlık hizmetinin temelidir.
Bu nedenle güçlü ve doğru kullanılan antropometrik değerlendirme benim için bir “ekstra” değil;
mesleki uygulamanın doğal bir parçasıdır.
Ve belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şudur:
“Hangi cihaz daha iyi?” değil, “Mesleğimizi bilimsel verilerle ne kadar iyi destekliyoruz?”
Çünkü mesele yalnızca tartılmak değil.
Mesele, değişimi bilimsel olarak görebilmek.

DİYETİSYENLİKTE ÖLÇMEK: BİR TERCİH DEĞİL, MESLEKİ SORUMLULUK
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Mut'un Sesi Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.